Bütün dünyayı dolaşsan, yedi iklim dört bucağı tarasan hiçbir şeye ihtiyaç duymayan tek bir hükümdar bulamazdın. Hepsinin saraya, kumaşa, silaha, hayvanlara, ikram edecek yiyeceklere, cellatlara, askerlere, altına, gümüşe ihtiyacı vardı. Bunlar olmadan hükümdarlık yapılamazdı.
Ne var ki, bu acımasız dünyada iyilik cezalandırılıyor! Uzun ömrümün bana öğrettiği gerçeklerden biri de bu. Kötülüğü yenmek, iyiliği yenmekten daha zor. Bu yüzden iyiler savunmasız oluyorlar, her türlü zararı görebiliyorlar.
...İstanbul şehrinin ortasından, Karadeniz'den Akdeniz'e akan Boğaz suyu geçer. Bu suya iki kıyıdaki yalıların, sarayların, Bizans kiliselerinin, özene bezene yapılmış köşklerin ve göğe uzanmış ince minarelerin gölgeleri düşer.