Melek Koç

Melek Koç
@kocmeek
13 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
2/10
·304 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 19:36
Yazarı uzun zamandır tanıyoruz; hayatına, duruşuna, hatta anlattığı insanların büyük kısmına da bir şekilde hâkimiz. Bu yüzden kitap, yeni bir hikâye anlatmaktan ziyade, bildiğimiz olayların perde arkasına dair bazı ayrıntıları öğrenme isteğine hitap ediyor. Ancak tam da burada bir sorun ortaya çıkıyor: Anlatılanların neredeyse tamamı fazlasıyla tanıdık. Olayları biliyoruz, kişileri tanıyoruz; sadece detayları öğreniyoruz. Bu durum kitabı sürükleyici kılıyor — evet, oldukça akıcı ve kolay okunuyor — ama aynı zamanda metni zayıflatıyor. Çünkü bu akıcılık, derinlikten çok magazinel merakla besleniyor. Kitabı okutan şey, anlatının gücü değil, “acaba bunun arkasında ne var?” duygusu. Metinde yoğun bir mağduriyet dili hâkim. Hayatın kimseye kolay davranmadığı doğru, ancak anlatı boyunca başkalarının hayatları hakkında yapılan genellemeler ve önyargılar rahatsız edici bir noktaya geliyor. “Onların hayatı yolunda gidiyor gibi görünüyor ama aslında arka planda şunlar yaşanıyor” söylemi, yazarın kendi hikâyesini anlatırken başkalarının hayatlarını peşinen okuması gibi duruyor. Kitabın +18 olarak etiketlenmesinin nedeni bence anlatılan sahneler değil; bu sahneler sanıldığı kadar açık değil. Asıl mesele, metindeki yoğun küfür kullanımı. Bu dil, okuma deneyimini zaman zaman zorluyor ve edebi bir metinden çok, bir arkadaşın WhatsApp mesajlarını okuyormuş hissi yaratıyor. Sosyal medya dili, şarkı göndermeleri ve konuşma üslubu metnin her yerine yayılmış durumda. Bu da edebiyattan bilinçli bir uzaklaşma gibi değil, daha çok editoryal bir boşluk gibi duruyor. En temel sorunlardan biri de hikâyelerin yüzeyde kalması. Ümran Hanım’la yaşanan mobbing meselesi, Kerem’le olan ilişki, Pelin’le yaşanan tartışma ya da aile içi dinamikler… Bunların hiçbiri gerçekten derinleşmiyor. Sürekli
İyi Olduğumda Haber VeririmAyşegül Şimşek · Özdemir Matbaa · 2025110 okunma