Köklerim
"Benim baba tarafım Bosna'dan göçmüştü İstanbul'a. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna topraklarını işgal edince, bu durumu hazmedemeyen dedem, geride akrabalarını, dostlarını, mülkünü, çiftini çubuğunu bırakıp İstanbul'a gelmişti, hamile karısı ile birlikte. Serveti anavatanında kalmıştı."
Sayfa 38 - Savaştan kaçış değildi onların göçü. Hilal altında yaşamayı, haç altında yaşamaya tercih ettikleri için,·Kitabı okuyor
Edebiyat
Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak
… bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim anlarım bitkiden filan ama anlatamam toprağın güneşle konuşmasını sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla sen bana ışık ver yeter bende filiz çok köklerim içimde gizlidir gelen giden açan soran bere budak yok bir şiir istersin “içinde benzetmeler olan” kusura bakma sevgilim heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok …🌹 youtu.be/huGuzi28d3w?si=...
Koca bir çınar gibiyim, az da olsa yaşım Kopmaz köklerim var hayatın yüreğinde Şimdi ağlayıp sızlanan körpe dalların Onlar toydur biraz, başları gökyüzünde. Yaşamak, bizim en büyük özgürlüğümüz artık Acıların, gözyaşlarının da bilincine vararak Bağırıp çağırmadan, boyun büküp ağlamadan Yaşamak ... enginlerde salınıp, yücelerde coşarak.
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Şiir
Bir zamanlar, aynı kökten beslenen iki çiçek vardı. Biri dağın yamacında açan bir edelweiss gibiydi; ulaşılması zor, vakur ve güven veren. Ona her baktığımda aklım konuşurdu:
"Hep de yok etmez ya rüzgâr, belki de bir tohum taşır. Belki o tohum fidan olur yeniden. Fidanlar ağaçlara dönüşür. Kökleri buluşur toprağın altında bir yerlerde. Benim kopan köklerim yerine onlar köklenir. Belki birisi gelir, o kökleri bilgiyle sular yine. Yine çiçekler açar mevsiminde, yine çocuklar koşar oynar üstlerinde. Arsızlığın, edepsizliğin, adaletsizliğin şiddetli sesini çocuk kahkahaları bastırır belki. Belki dürüstlük, vicdan, merhamet o kadar da alçak sesle konuşulmamaları gerektiğini anlar. Onlar da yükseltir seslerini. Belki insanlığın sağlayamadığı eşitliği ve adaleti bilim sağlar. Kitaplar, şiirler, destanlar, bilimsel araştırmalar kül olabilir, ama fikirler yankılanır durur gök kubbede. Belki kimsenin kimseye kölelik etmediği zamanlar gelir. Ayıplar değişir, ahlak değişir, giysiler, sözcükler değişir. Ama anlam arayışı kalır. Bulamayanlar köle kalır. Bulanlar önce kendini, sonra dünyayı değiştirir."