Bak, artık o kadar altüst oldum ki sabahın erken saatlerinde yazıyorum. Kalbimde sancı, elimde is kokusu, yüzümde sahte bir gülümseme. Acıya kafa tutuyorum, acıya kafa tutulur mu hiç deme deniyorum işte. Bak, şimdi de kan içinde gözlerim. Dönüp bir kere baksam kendime saatlerce ağlarım, öyle değiştim. Sırtımdaki bu yükler daha ne kadar yere çekecek beni bilmiyorum, bilseydim zaten bunları yazmazdım. Derin acılar dilsizdir derler, ondan mı hep bu suskunluğum?