Spoiler İçerir
Sadece Koza ya da Poyraz Aktan'a;
Benim için daima çok önemli bir kitap karakteriydin.Koza'ya karşı hissettiğim hisler bambaşka.Ama Poyraz yani sevilmeyen o çocuk,o çok değişik.Onun acıları çok değişik.Değişik kelimesi nasıl anlaşılır bilmiyorum fakat öyle işte değişik hissettiriyor bana.
Bir gün bir kitap karakterine sarılma ihtimalim olsa muhtemelen o sen olurdun.Onca acıya rağmen ayakta kalmak çok zor olsa gerek.
Hani kitap okuyanların içinin çok ısındığı bir karakter olur ya,onda kendi acılarını görürler hissederler.Ben Poyraz'da sevgisiz büyütülen daha doğrusu kendi kendine büyüyen bir çocuk gördüm.Koza'da ise sevgisiz büyüyen bir çocuğun oluşturduğu yetişkini gördüm.
Benziyoruz derken ki kastım bu işte.
Ailenin seni istememesi,senden nefret etmesi.Benim ailemden benden nefret ediyor.Benim annemden benim doğduğum günden nefret ediyor Poyraz.Ama ben doğduğum günü seviyorum.Sevgi nedir kendi kendime öğrendim.Küçükken beni sevdiklerini zannederdim ama insan büyüdükçe bazı gerçekleri görüyor ya da gerçekleri insanın yüzüne haykırıyorlar.
Ama insan bunca şeye rağmen kendi için ya da sevdikleri için "iyi ki doğdum."demesini bilmelidir.
İşte sen kendin için olmasa bile nöbetçiler için diyeceksin ki;
İyi ki Doğdum.
Her şeye rağmen iyi ki varım diyeceksin.
Ben senin gözlerini içindeki acıları görebildiğim için seviyorum Koza,güzel oldukları için değil.İnsanlar gözlerini güzel olduğu için seviyorlar ama içindeki acıları görebiliyorlar mı?Mavi gözünde elbette güzel ama o acımasız bir Koza.Kahverengi daha güzel ama o acıları olan bir Poyraz.
Belki annen senin doğmanı istemedi belki sen bir tecavüz çocuğusun ama o gün,5 Ağustos'ta doğmasaydın.Ne Helin'e ne Umut'a ne Nil'e ne de diğer nöbetçilere iyi gelebilirdin,en önemlisi de seni seven