Hangi isimlendirme olursa olsun ben bu isimlendirmenin delilini incelemedikçe bütün toplum, bütün yeryüzü kabul ediyor olsa bile ben bunun delilini ister, delil yoksa itiraz ederim. Kur'an'ın bana sağladığı bu bakış açısı inanılmaz bir epistemolojik yıkım ve yapımdır.
Yıkımdır. Zira koyun gibi güdülmeyi sağlayan isimden büyülenmeyi yıkar. Yapımdır. Çünkü o boşluğun yerine konulacak tek şey delildir.
Hz Ömer hilafeti döneminde, Zeyd'in oğluna kendi oğlundan çok daha fazla maaş bağlar. Hz. Ömer'in öz oğlu olan Abdullah b Ömer, Hz. Ömer'e mealen "Zeyd'in oğluna neden benden fazla maaş bağlıyorsun?" diye sorar. Sonuçta birisi halife oğluyken diğeri insanların pek çoğunun nezdinde azatlı bir kölenin oğlu hükmünde görülüyor. Hz Ömer oğluna "Üsame, Resûlullah'a senden ve babası Zeyd de senin babandan daha sevgilidir." buyurur. Yani peygamberin en yakınındaki kişiler Hz. Muhammed'in Zeyd'e verdiği önemin öylesine farkındadırlar ki hem Efendimiz hem de Zeyd şehit olduktan sonra dahi Hz. Muhammed'in ona verdiği kıymeti ve değeri unutmazlar.
Yakup İbn İshak el-Kindî felsefenin tarifini verip değerini açıkladığı bir ifadesinde şöyle demektedir: "İnsan sanatlarının değer ve mertebe bakımından en üstünü felsefedir. Felsefenin tarifi: 'İnsanın gücü ölçüsünde varlığın hakikatini bilmesidir'.