Öhöm öhöm... (hep bir topluluğa konuşma yapmak ve bu şekilde başlamak istemişimdir.) Biraz erken bir konuşma yapacağım çünküüü şu an aklıma geldi ve daha fazla düşünürsem korkup yazamayacağıma eminim. Ben Ebrar Bektaş, takipçilerimin çoğu biliyodur zafen. Günlerden 25 Ocak Perşembe 2024, saat 21 sularında bu konuşmayı sizlere yapsamda söyleyeceklerim yarı yıl tatili sonrası için geçerli olacaktır. Bunları göz önünde bulundurarak söyleyeceklerimi dikkatle dinlerseniz sevinirim. Söyleyeceklerimi kırılmanız için söylemiyorum ama şu anda kırılmanızı pekte önemseyecek bir ruh halimde değilim.
Sınav senemdeyim, çoğunuzun yine bildiği üzere. Ve derslerle alakası olan birisi hiç olmadım. Yani anlayacağınız üzere durum vahim. Benim peder tatil bitince telefonu almak gibi bir karar almış ve tatilde istersem telefonun içine girebileceğimi, fakat daha sonrasında alacağını açık açık söyledi. Yani durum çok çok vahim.
Bu durum nasıl gelişir bilmiyorum ve önümüzde daha iki haftaya yakın bir süreç var. Sınava girene kadar hiç mi vermeyecek, gözetimi altında mı kullanacağım veya günlük belirli saatlerde mi alacağım herhangi bir fikrim yok. Eğer olurda tamamiyle alır ise diye bu konuşmayı planladım ve birçoğunuza özel olarak bazı şeyler söylemek istedim. Bunları söylerken dediğim gibi kırılmanızı istemem fakat pekte umurumda değil. Söyleyeceklerimi anlık bir cesaretle söyleyeceğim, ki bu benim için çok büyük bir hareket, çokta siklemeyebilirsiniz. Ne demiş şarkıda? "Sevdik, sevildik, alıştık ve ayrıldık"...
Öncelikle @Bayhakli : Abim olarak gördüğüm birkaç insandan biri. Son zamanlarda pek aramız iyi değil. Sorumlusunun ben olduğumun farkındayım ama böyle oluşumun sebebi tabi ki sensin, inkar edilemez. Gerektiği gibi bir abi olamasanda denediğin için teşekür ederim fakat bazen