Divan

23 üye
Takip
Beyliğimiz var bizim nazm iledir ünvanımız Ölmeyiz biz haşre dek durur bizim divanımız
Puan vermedi·127 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Fuzûlî'nin Cengâverleri: Şarap ve Esrarın Temsili Kavgası Divan Edebiyatı alanında okuduğum ilk eserdi. Betimlemeler ve yeni yeni öğrendiğim kelimelerle karşılaşmak beni hem zorladı hem de meraklandırdı. Bu yüzden eseri birkaç kez okumak durumunda kaldım. Ancak bu süreç oldukça keyifliydi. Beng ü Bâde, Fuzûlî'nin 444 beyitten oluşan kısa bir mesnevisidir. Beng ile Bâde’nin hem kendi aralarındaki atışmaları hem de onları temsil eden karakterlerin meclislerindeki tartışmalar, okuyucuya hayli zengin ve mizahi bir anlatımla sunulur. Eserde yalnızca iki ana karakter değil; pek çok soyut kavram da somutlaştırılarak (teşhis) ve konuşturularak (intak) olay örgüsüne dâhil edilir. Fuzûlî, bu eserinde “kuru” (esrar) ile “sulu”yu (şarap) sembolik bir savaşa sokar ve zaferi şaraba verir. Bu zafer, edebî açıdan yalnızca bir mecaz değil; dönemin siyasî, kültürel ve mistik anlam dünyasını da yansıtan derin bir simgedir. Bâde’nin meclisinde yer alan Saki’nin bir süreliğine Beng’in meclisine yönelmesi, Bâde’nin meclisinde büyük bir infial yaratır. Herkes Saki’ye sert eleştiriler yöneltir. Ardından Bâde, meclisine danışarak bir çözüm yolu arar. Savaş çağrısı yapanlar olur; “vurup savaşalım” diyenler çıkar. Ancak Bâde, doğrudan savaşa girmek istemez. Önce nasihatle durumu çözmek ister. “Eğer öğütleri dinlemezlerse, savaşmak boynumun borcudur,” diyerek elçi göndermeye karar verir. Bu noktada “mayası bozuk” Boza, kendisine görev verilmemesine rağmen elçi olmak ister. Bir ara o kadar coşar ki, Beng’in barışı kabul etmemesi hâlinde onu alaşağı edeceğini söyler. Bâde, bu teklifi kabul eder. Boza’ya, Beng’in kötülüklerini anlatan sözleri aktarıp onu elçi olarak yollar. Fuzûlî gibi dehalar söz meydanına çıktığında, mesele ne anlatıldığından ziyade nasıl anlatıldığıdır. Bu mesnevideki esas güç,
Divan
Beng ü BadeFuzuli · Ötüken Neşriyat · 2019192 okunma