"5. Vatan bütünlüğü, millet birlik ve beraberliğini bozmaya ve Türkiye Cumhuriyetini temeldenyıkmaya yönelik ırkçı-bölücü nitelikteki çabalar, güvenlik kuvvetleri ve daha çok Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından, en son teknik araçlar ve yetenekli personel kullanılmak suretiyle yakından izlenmeli ve fiillerin yargı merciine intikalinde zorunlu tüm delillerin toplanıp, tesbitlerin yapılmasına önem verilmelidir.
Askeri Mahkeme; yıllardan beri 27 Mayıs Anayasasını savunan, bu Anayasanın uygulanmasını isteyen, bu amaçla toplantılar ve yürüyüşler düzenleyen, bu yolda saldırıya uğrayan, coplanan, karakollarda işkence gören genç insanların Anayasayı ortadan kaldırmak suçunu işlediklerini kabul ederek, sanıkların amaçlarına tamamen aykırı bir değerlendirme yapmıştır. Böyle bir olayda Anayasal düzeni ortadan kaldırmak kastını varsaymak, hukuk ve sağduyu açısından inancımıza göre olanakızdır.
. Öte yandan kimi Sıkıyönetim askeri mahkemeleri, kararlarında, yargı görevini bir kenara bırakmışlar, adeta bağımlılıklarını ilıln edercesine, Anayasanın Güçler Ayrıliğı" ilkesini çiğneyerek, hükümete, Yürütme Organına "Tedbirler" önermişler ve
tavsiyelerde bulunmuşlardır.
Avukatlar üzerindeki baskılar o kadar ileri götürülmüştür ki. hazırlanan ve okunan 136 sayfalık
yazılı savunmada geçen, savcılığın tutumu ile ilgili bir "ön yargı" sözü askeri savcıya hakaret sayılarak davayı· izleyen avukatlar hakkında Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde kamu davası açılmiş ve sanık avukatlar üçer ay hapis, beşeryuz lira ağır para cezasına mahkum edilmiş ve verilen bu ceza ertelenmemiştir. *