Kitabın ismi ahlâk ile din ilişkisi olsa da yazar kitabında “din gerekli midir?” sorusunun cevabını aramış. Ahlâk ile ilgili çoğu yerde de “din” yerine “Allah” kelimesini kullanarak kitabın konusunun dışına çıkmıştır. İslami çerçeveden bakarsanız ahlâk için Allah’ın varlığı zorunludur, çünkü zaten evrenin var olabilmesi de Allah’ın varlığına bağımlıdır. Dolayısıyla her şeyi yaratan Allah, ahlâkı da yaratmıştır. Ancak ahlâkın varlığı için din gerekli midir derseniz bu kitapta bu sorunun cevabı bulunmamaktadır.
Yazarın konuyla ilgili tezi kitabın 94. sayfasında “Ahlâkî ideallerin kökeni Allah’tan geliyorsa yani Allah olmadan ahlâkî ideallerin tam anlamıyla objektif ve geçerli olmaları mümkün değilse bu durumda Allah’ın buyrukları yani vahiy ahlâkın temelini oluşturmaktadır” şeklinde ifade edilmiş. Ancak daha önce belirttiğim gibi ahlâkın kökeninin Allah olması ile din olması aynı şey değildir. Ahlâkın kökeninin din olduğunu iddia ediyorsanız bunu ispatlamanız gerekmektedir.
Objektif ahlâk konusunda da sıkıntı var. Yazar 64. sayfada ahlâkın objektif olmasını; “bir şeyin insanlar o şeye inansa da inanmasa da onun yanlış ya da doğru olması” şeklinde açıklamış ama üzerinde biraz düşünen bir insanın soracağı ilk soru, "kime ve neye göre?" olacaktır. Ayrıca “objektif ahlâk” tezi de herkesin kabul ettiği bir doğru değildir.
İslam açısından ele alındığında yine konunun tereddütlü tarafları bulunmaktadır. Allah’ın Kuran’da yazan her emri ya da yasağı ahlâkî doğru ve yanlışlar olarak mı kabul edilmelidir? Örneğin namaz kılmayanı ya da içki içeni ahlâksız olarak mı nitelendireceğiz? Dolayısı ile dinde yer alan emir ve yasakların tamamı, evrensel olarak kabul görmemesinden bağımsız olarak ahlâk çerçevesinde geçerli de olmayabilmektedir.
Yazarın 59. sayfadaki “bilindiği gibi teizm