Kudüs, onu yok etmek, Yahudileştirmek, Arap ve İslâmî kimliğinden soyutlamak için hedef belirleyen, plânlar ortaya koyan ve komplolar kuran amansız Siyonist tehlikenin kıskacında bulunmaktadır. Siyonistler, herkese meydan okuyarak, kimseden çekinmeyerek, düşmanlıklarını ve kararlarını ortaya koymuşlardır. Buna karşılık büyük ve geniş coğrafyasına rağmen İslâm âlemi onlara karşı çıkamamıştır. Şöyle bir atasözümüz var: "Firavun'a; 'Seni firavunlaştıran (azdıran) neydi?' diye sorulmuş o da, 'Beni yaptığımdan alıkoyacak birinin çıkmaması!' cevabını vermiştir."
Müslümanlar, Mescid-i Aksâ'ya ve Kudüs'e sahip çıkma sorumluluğunu kendi izzetine ve değerlerine sahip çıkma sorumluluğu olarak algılamalıdır. Bugün orada İslâm'ın ilk kıblesine iğrenç saldırılar düzenleniyor ve burası kirletilmeye çalışılıyorsa doğrudan ümmetin izzetine saldırılıyor, tüm dünya Müslümanlarının ortak onuru kirletiliyor demektir.