❣️
Oturmuş sakince kahvemi içiyorum, ama bu sakinlik bir illüzyon.
İçimde, her şeyin düzeldiği o güne kadar kendimi tüketmeme savaşı var.Hayatın bize getirdiği tüm zorluklar, ne yazık ki, en çok hevesimizi çalıyor.
Düşünsenize, onca mücadeleden sonra, nihayet beklediğin o zafer geldiğinde ellerin titreyecek belki. Oysa ben, o gün, elimde o fincanı tuttuğum gibi hayat da sıkıca
kavramak istiyorum.
Benim korkum, yoluna giren şeylerin güzelliği değil, o güzellikleri fark edecek enerjiyi kaybetmek.
Peki ya bugün? Bu anın tuvalinde ben hangi rengim? Aşık? Yorgun? Umutlu? Yoksa ayakta zor duran ama çiçek tacını yine de eksik etmeyen mi?
Sanırım bugün ben, bütün yorgunluğuna rağmen elindeki fırçayı bırakmayanım, Frida misali o çiçek tacını takıyorum çünkü hayatın en çetin savaşlarına bile zarafet yakışır.
❣️
Ot Dergi - Sayı 146 (Ocak-Şubat 2026)
27.sayfa
Benim acı çeken bir yüreğim var Diego. Seni sevmeye başladığım o günden beri, acı çeken bir yüreğim var. Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın Diego…