📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her zamanki Freida kitapları gibi akıcı ve kısa sürede biten bir kitaptı. Tek artısı buydu, puanı da yalnızca bu yüzden verdim. Hikayedeki hiçbir ters köşe beni şaşırtmadı çünkü gelişmeler ve sonuçlar baştan itibaren oldukça tahmin edilebilirdi. Kurgusu bana fazla basit geldi. Gerilim ise hiç yoktu. Vakit geçirmek için çerezlik bir kitap arıyorsanız okuyabilirsiniz.
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar ve Cehennem gibi dünya çapında tanınan, gizem ve gerilim türünün en güçlü örneklerine imza atmış bir yazar. Kendisi; Sırların Sırrı,Kayıp Sembo kitabında da yine zekice kurgulanmış;uzun, sürükleyici ve sırlarla dolu bir hikayeyle karşımıza çıkmıştır.Bu romanı yazarın diğer eserlerinden ayıran en büyük fark tüm olayların sadece 12 saatlik dar bir zaman diliminde gerçekleşmesidir. Ana karakterimiz Robert Langdon'ın, eski akıl hocasını kurtarmak için girişmesi kitaba yüksek bir tempo, bolca aksiyon ve kesintisiz bir gerilim katıyor. Ayrıca yazarın Noetik bilim ve kriptanaliz gibi alanlarda verdiği Dan Brown genel kültür tadındaki bilgiler, kurguyu çok daha ilgi çekici bir hale getiriyor.Lakin Dan Brown’ın genel külliyatına baktığımızda, her kitabın konusu çok güzel ve çekici olsa da yazarın hep aynı formülü uyguladığı hissiyatından kaçamıyoruz. Da Vinci Şifresi veya Melekler ve Şeytanlar ile Sırların Sırrı’nı kıyasladığımızda, temelde sadece olayların ve mekanların değiştiğini, yazarın üslup ve gidişat olarak kendisini tekrar ettiğini görüyoruz.Şayet Dan Brown’ın diğer kitaplarındaki o tanıdık şablonu seviyor ve macera dozundan keyif alıyorsanız, bu sürükleyici kitabı da listenize kesinlikle eklemeli ve okumalısınız.
Vanessa Chapman adında bir ressamın ölümünden sonra kalan eserlerinin sergilenmesi için çalışan James Becker'a bir mail gelir. Sergilenen bir eserin içindeki kemiğin insan kemiği olabileceği üzerine. Bu kabul edilemeyen bir durum olunca kemiğin incelenmesi gerektiğinden eserin açılması gündeme gelir ve eserin yasal varisini arayıp bulan James Eris adasına gitmek zorunda kalır. Bu ada gelgit sebebiyle bazı saatlerde ulaşılabilir durumda değildir. James Eris'e gider ve Grace ile görüşür. Grace eserin açılmasına izin vermez ancak müze yetkilisi de eser sergilenemez deyince eser incelemeye alınır. Evet insan kemiğidir. Vanessa'nın eşi ise uzun süre önce kayıp olduğu bilinmektedir.
Grace ile James arasında birkaç görüşme sonrası çok farklı durumlar oluşur. Gerisi kitapta saklı.
Tavsiye ederim.