Kanyonun çevresi 06 Haziran 1996 tarihli Resmi Gazete ile "Saklıkent Millî Parkı" ilan edilerek korumaya alınmıştır. 12.390 hektarlık milli park alanında Kaş ve Seydikemer'in üçer köyü yer alır.
Eşen çayı'nın kolu olan Karaçay'nın Akdağ üzerinde oluşturduğu jeomorfolojik oluşumdur. Torosların üzerinde yayla yerleşmeleri yer alır. Kayak tesisleri mevcuttur. Kanyonun tabanı şiddetli akan suyla dolu olduğundan, su içinden geçmek imkânsızdır. Giriş, kanyonun dik yamaçlarına demir çubuklarla tutturulan 200 metrelik tahta bir köprüyle yapılabilmektedir. Köprüden sonrasında soğuk ve güçlü karstik kaynaklar bulunur. Yılda 180-210 bin turist gelmektedir.
Kanyonun keşfi çok yakın bir tarihe dayanmaktadır. Rivayetlere göre bir çobanın buraya kaçan keçisinin peşinden gitmesiyle keşfettiği kanyon, çevre yerleşkelerde merak konusu olur. Çobanın bildirmesinin ardından Çevre ve Orman Bakanlığı, Saklıkent'i Milli Park ilan eder, daha sonra özel firmaların da desteği ile Saklıkent bugünkü halini alır.
Ülkemizin doğal güzelliklerinden birisini daha görmüş olmaktan çok mutlu ve huzurluyum 😌🌸 kesinlikle herkesin görmesini tavsiye ediyorum. Ürkütücü gibi gelse de yüksek dağları , çok güzel bir ortam vardı. Giriş ücretleri pahalı değil. Soğuk akan şelale suyunu atlattıktan sonra , kil kaplı yollardan giderek kanyonun keşfine devam ediyorsunuz. Kesinlikle görün arkadaşlar bu güzelliği :)