Ona silahımı doğrultmuştum fakat o bir çiçek uzatmıştı bana.
Gerçekten de olmuştu.
Güzelliği kurtarmıştı o gece onu, silahımdan çıkabilecek anlık kurşundan. Belki bir gün dünyayı bile kurtarabilir diye düşündüğüm güzelliği.
O an, o an dünyayı çocuklar yönetsin istemiştim. O an, savaşı çevremdeki çocuklardan uzak tutacağıma dair söz vermiştim.
Sözümü tutamayışımın felaket bir sonuç doğuracağından habersiz kendi kendime o sözü sahiden de vermiştim.
Uzun kahverengi saçları alnına dokunup geri çekilirken gözleri üzerimden bir an olsun ayrılmıyordu onun da .Yemin ederim size kısacık bir andı.En fazla üç saniye süren kısacık bir an...
Çok sonradan fark edecektim fakat o kısacık anda,güzelliğinin en derinlerine dalıp vurgun yemişim gibi tutulmuştum aşkına.Bir an yetmişti.
Olan biteni izlerken gözlerime takılan bir saniyelik görüntü... Üzerimde gezindiğini hissettiğim bakışların sahibine kafamı kaldırıp da baktığımda onun, siyah incilerini benim değersiz gözlerimle buluşturduğu bir saniyelik kısacık bir görüntü... İtiraf etmek tuhaf fakat etkileyici derecede güzeldi o görüntü.