Arkadaş anlamına da gelen 'heval' kelimesinin coğrafyamızda büründüğü anlam ise kısaca birbiri uğruna canını feda edecek kadar birbirini sevmektir.
Yine Ezidilerde eşlerini 'haval' diye tarif etmesi de önemli bir bilgidir.
Hakikate ulaşmada yol, önemli bir konudur. Duygudan, histen, empatiden uzak salt akılcılığın esas alınması, etik değerlerden uzak kalması, cinsiyetçi olması, her şeyin cansız ele alınması da paradigmadaki sorunları derinleştirmektedir.
Hem eşi görülmemiş bir bilim çağından bahsedeceğiz, hem de savaş gibi bir vahşetin bile üstesinden gelmeyeceğiz! Bu durumda eski çağları bilimcilik silahıyla eleştirmenin meşrutiyeti kalmaz. Yapılması gereken, meşrutiyeti olan bir bilimin peşinden koşmaktır.
Günümüzde Latin Amerika, Meksika, Arjantin gibi ülkelerde kurulan kadın kooperatifleri sürekli kendini geliştiren ve yenileyen bir anlayış ile toplumsal ekonominin oluşumunu başlatmışlardır. Yine Rojava’da oluşturulan toplumsal yaşam komün ve kooperatifleşme üzerine kurulu olup bir ekmek kooperatifi olan Adar Kadın Kooperatifi’nden bir annenin, “toplumda ekmeğin nasıl bölüşüldüğü o toplumda adaletin göstergesidir, ekmek üretiminin kimin elinde olduğu ise o toplumda cinsiyet adaletini gösterir” ifadesi kapitalist moderniteyi en net şekilde tanımlamaktadır aslında. Özellikle son dönemlerde dünyanın her yerinde farklı şekillerde ortaya çıkan doğal afet durumlarında toplumsal ekonominin, toplumsal dayanışmanın ve toplumsal ahlakın ne kadar insani ve elzem değerler olduğu bir kez daha görülmüştür.
yeniyasamgazetesi4.com/orgutlenme-mode...