...Gençliğindeki sonsuz sabri ve tahammül gücünü içinde bulamıyordu artık. Hayatının bu deminde yılmış, bütün yalancılardan, riyakârlardan, korkaklardan sıkılmıştı. Onların kaçak dövüşlerinden de, gerçeği söyleyecek yürekleri olmadığı için susup susup hiçbir şey yokmuş gibi riyakârca devam edişlerinden de, ama sonra günün birinde olmadık bahanelere yaslanıp bütün gönül ihalelerini kendisine yükleyişlerinden de bunalmıştı. Sıkıla sıkıla baktı karşısındaki yüze. Sessizlik kulaklarını tırmaladı...
Nermin Yıldırım