Sabah olmadı. Ezan okundu, namaz kılmayı düşündüm. Kimi kandırıyorum diye geçti aklımdan. Dua okudum, çoklu evrenleri düşündüm, sicim teorisini. Sabah olmadı. Sabah neden bu kadar geç oluyor sanki. Biz çocuktuk, saat 7'de ışıl ışıldı ortalık.. Bir daha sızmışım, dikenlerin kurşunların üzerinde sanki uykum. Uyandım, saat 9'a geliyordu. Suda beklettiğim nohutları haşlamaya koyuldum. Çamaşır yıkadım bir yandan, bir yandan kahve koydum. Yaşadığımı önce kendime kanıtlamaya uğraşıyor gibiydim. Bir de gerçekten yaşadığımı anlamak için en azından haşlanan nohut ve yumuşatıcının birbirine karışan kokusuna ihtiyacım vardı sanırım. Sonrasını bilmiyorum.