En sevdiğim çiçeği sordu dün birisi. Dedim, ortanca. Mavi ortanca severim ben. Mavi ortancanın ne olduğunu bilmiyormuş. Sen hiç mezarlıkta rengarek çiçekler gördün mü, tomurcuk tomurcuk dedim. O zaman anladı. E ama çiçekçide bulunuyor mu ki dedi,.. dedim zor bi ihtimal, belki vardır belki yoktur; ben o çiçeği parayla almam, görmek istediğimde mezarlık ziyareti yaparım dedim. Çünkü böylesini daha makbul görüyorum. Evde yetişir mi bilmiyorum, hiç denemedim ama yetişse bile o mezarlıktaki duruşunu hep özlerim. Neden mavi ortanca peki? Gül, papatya, orkide, nergis.. bunlar değil de neden ortanca? Bir kere kokusu yok. Kendine has bir özelliği olmayan bir çiçek. Yaşamak için ortam tercih etmiyor. Sadece ölülerin olduğu bir ortam onun için sevebileceği yerlerden birisi.. bir şiir vardı, "ne zaman vazgeçti ortancalar, teneke kutuları mesken edilmekten" diyor. Vazgeçmedi.. çünkü onun için farketmiyor. Yaşayabileceği her yer onun meskeni, evi.. kendime çok benzetiyorum mavi ortancayı. Onun da benim gibi bir yeri sevmesi gerekmiyor yaşamak için. Her yerde, her koşulda yaşayabilir.