İçtiğimiz bu şarap, Nerello... Etna Yanardağı'dan. Bir volkanın eteklerinde yetişiyor ama bu şarabı bu kadar özel yapan nedir? ...
Üzümü mü? ... Tüccarı mı?... Ya da iklimi mi?...
Hayır. Toprağı...
Binlerce yıldır süregelen düzinelerce, yüzlerce patlamanın sürekli toprağın kimyasal ve mineral yapısını değiştirmesinin ürünü. Ama yine de tüm o çalkantılı, kargaşa, şiddet ve yıkımdan sonra doğa bize, güzel ve lezzetli bir hediye bırakıyor...
Doğa yalnızca türlerin korunup sürdürülmesiyle uğraşıyor, bireyler umurunda bile değil. Aslında doğa bireylerin olabildiğince kısa yaşamasını istiyor ki kuşaklar hızla değişsin, evrim daha hızlı olsun ki bu da ona varoluş savaşında üstünlük kazandırsın...
Rüzgârın hapsettiği kömür kokuları. Plastik bardaklardan yayılan, baştan çıkancı mayhoş bira aroması. Çocukların, vadi boyunca yankılanan neşeli kahkahaları. Yakınlarda bir yerdeki çim sulayıcının, ağustosböceğine benzer vızıltısı.Nereye baksa bir ressam elinden çıkmış gibiydi...