m

My

0 üye
Takip
Vazgeçilişler, birer düğüm gibi boğazınıza yapışır ve siz, sizden vazgeçenin eseri olan cesedinize baka baka beklersiniz. Sanki O, gelip cesedinizi diriltebilecekmiş gibi beklersiniz. Sanki sizi bu hale getiren o değilmişçesine beklersiniz. Düşünün; cesediniz gözlerinizin önünde ama gömemiyorsunuz, biri tüm geçmişinizi yakıp savurdu ama onu bekliyorsunuz. Sizi kurtarabilecekmişçesine, başka kimseniz yokmuşçasına. O cesedi orada bırakamayıp yük edersiniz kendinize ya hani, peki o cesetler birikirse, birden fazla kişi tarafından öldürülen cesetler birikirse, ne yapmalıyım?
My
Tutsak olmak... Bir hapishanede, bir akıl hastanesinde veya başka bir yerde tutsak olunabilirdi. Ama bazen, geçmişinde tutsak olurdu insanlar. Ben geçmişimde tutsaktım, geçmişimden dolayı oluşan o okyanusta tutsaktım. Ben acıya tutsaktım.
My
Yaralar geçmek bilmez bazen. Öldürür bizi, canımızdan eder. Yorar. Yaralar, insanlar tarafından insanlara bırakılır, her gün binlerce insan, lekelenir. Yaralara yara bandı işlemez. Veya, yara bandı yetmez. Yara bantları, yarayı kapatmazmış, yara bantları yarayı gizlermiş yaraya sahip olandan değil insanlardan. Yaraya sahip olan, hep yarayı içinde yaşarmış.
My
Bir gün her şey son bulacaktı. Tüm bu sesler, hisler, içten içe atılan çığlıklar... Bir gün her şeyin sonunu getirecektim, her şeyin sonunu yazacaktım. Bir gün daha fazla çığlığa gerek kalmayacaktı.
My
Gidişin beni çok derinden yaraladı, oysa gelsen tek bir iz bile kalmazdı.
My
Gitgide çürüyen ruhuma engel koyamıyorum, gitgide beni boğan düşüncelerime dur diyemiyorum. Ölüyormuş hissine kapılmamak elimde olmuyor. Ölüm arzusu beynimden ve kalbimden çıkmıyor. Yeniliyorum..
My