o

Oradan buradan

2 üye
Takip
"bile bile boşa harcıyorum günlerimi," diyor Yushij günlüklerinde "bile bile!". tanıdık bir suçluluk hissi. hayat yürüyüp gidiyor işte kendi yolunda, tekrara düşen zorunluklarıyla. anlık tatminler, ömürlük serzenişlerle. bu yolun bir yerinde, başında bir yerinde biri içimize yerleştirdi bu beklentiyi, zamanı doldurmak gerektiğini. zamanın umurundaydı sanki! yine de söz geçmiyor beklentiye. lakin Yuşij'in günlüğüne düştüğü bu not bir avuntu gibi. o bile; bile bile boşa harcadım diyor günlerimi, bile bile!
Oradan buradan
Enformasyon Çöplüğü
Önce bir alt çizelim. Bilgi, enformasyon ve veri farklı şeylerdir. Hemfikir miyiz? Alev Alatlı'dan feyz alayım şimdi. O 'enformasyon'u 'malumat' olarak kullanıyor sanırım. Benim için fark etmez.. teki İngilizce, diğeri Arapça nasılsa. Ve ikisi de 'BİLGİ' demek değil. Bilgi kelimesine hakketiği saygıyı göstermekte bir sakınca yok. 'Bilgi çağı'nda yaşamıyoruz. 'Enformasyon çağında yaşıyoruz.
Oradan buradan
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Darb-ı İmam Cami (İsfahan, 1453) girihleri (düğüm) Nam-ı diğer "Penrose Tiles" (1970'ler) Bu 2 dünyanın buluşması 2000'ler Peter Lu Discover, 2007'nin en önemli 100 keşfinden biri demiş. Aperiyodik, (yani müzikal tabirle) loop'a girmiyor. Temel parçacıklar, sonsuz örüntüler.
Oradan buradan
1. Kişi yalnızken nasıl bir algı içindedir? 2. Kişi toplum içinde nasıl bir algı içindedir?
Oradan buradan
MUHABBETE MEZE
Kaliteli müzik sever misiniz? Çoğumuz bu soruya herhalde "evet" diyecektir. Peki, kalite ne ola ki? 'Nitelik' kelimesinin Fransızca'dan gelmişi. Anlam olarak da diğer benzerlerinden üstünlük açısından farklı olma hali olarak tanımlanabilir herhalde... (sözlüğe baktım) Kaliteli kravat sever misiniz?" desem belki de "Ben kravattan haz etmem", ya da "Ben bir kadınım" diyebilirsiniz oysa kadınlar da elbette ki kaliteli kravattan hoşlanabilirler. Eğer haz edenlerdenseniz "Elbette" ya da "Bazen" diye cevap verirsiniz herhalde. Kaliteli kravat sadece malzemesiyle değil, aynı zamanda markasıyla ve de görüntüsüyle sosyal statünüzün simgesi olabilir. Yani buradaki kalite fiziksel özelliklerinden ibaret değildir. Kravat sevmeyenler için "Kaliteli içki sever misiniz?" diye soralım. "Hayır benim olayım köpeköldüren'dir." cevabı vereceklerin bu yazıları okuduklarını sanmadığımdan dolayı, bu şıkkı es geçelim. Bazıları da "Ben içki içmem." diyeceklerdir doğal olarak. Ama içkiyi müziğe benzetmek hem tarihsel hem de etki benzerlikleri dolayısıyla doğru bir yol gibi görünüyor bana. İçki içmeyenler bile içkinin kişiye neler yaptığını yarım yamalak tahmin edebilirler sanırım. Karşıt uç noktalarda aşırı davranışlar, baş dönmesi, fiziksel kontrol değişiklikleri, asosyalliğin ağır yansıması olarak aşırı sosyallik gibi bir yığın tuhaf haller. Tüm bu halleri müzikal tecrübelerde de görmek mümkündür. "Hayır müzik bende bunlara benzer durumlar yaratmıyor." diyorsanız, dinlediğiniz radyo kanalını değiştirmenizi veya "müzik dinlemenizi öneririm.
Oradan buradan
Bir insan hiç resim yapmak istemez mi? Ya da kitap yazmak? Ya da her neyse...? Yani kısaca içlerinden gelen güzellikleri sunmak... Tüm bunlar için ne tip bir sosyal bedel ödenmesi gerekiyor? Karşılaştırma/ Beğendirme oyununun kurbanı olursanız hayat boyu elinize fırça, kalem ya da her ne istiyorsanız alamazsınız. Bunları yapıyorsanız bile gizli gizli yapıp herkesten saklarsınız. Bir suç işliyorsunuzdur. Hem de öyle bir suç ki insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur bu. Ustalara saygınız yoktur, sanata saygınız yoktur. Bedeli ödenmemiş bir kendini ifadedir bu. Vergisi verilmemiş bir kazanç.
Oradan buradan