o

Orta Asya

1 üye
Takip
"Timur'un Osmanlı Devleti'ni parçalamasını takiben, görece kısa bir fetret devrinden sonra imparatorluğun yeniden kurulabilmesini, tarihçi Halil İnalcık, Yıldırım Bayezid döneminde İlhanlı sistemi örnek alınarak gerçekleştirilen kısa süreli fakat yoğun merkezileştirme sürecine bağlamaktadır. Gerçekten Yıldınm Bayezid, gaza ve akın geleneğini bir tarafa bırakarak, İlhanlılarda olduğu gibi, bürokraside, mali sistemde, idari yapıda ve askeri yapıda tam bir padişah merkezli Türk-İslam devleti yaratmıştı. Nitekim Sultan Yıldınm Bayezid'in en önemli siyasi rakiplerinden olan Kadı Burhaneddin Ahmed'in tarihçisi Esterabadi, Yıldırım Bayezid'i basit bir Moğol olarak tanımlamaktadır. Bu değerlendirme Osmanlı Hanedanı'nın Moğol kökenli olmasından değil, yönetimde İlhanlı geleneklerini uyguluyor olmasından kaynaklanmıştır."
Sayfa 50 - İstanbul: Doğan Kitap, 2009.·Kitabı okudu
Orta Asya
"Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde dünya savaşlar ve devrimlerle altüst olmakta, Osmanlı İmparatorluğu ise ölüm kalım mücadelesi vermekteydi. Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı yönetiminin Panislamizm'i ve Pantürkizm'i bir mücadele aracı olarak kullanma arayışlarına sahne oldu. Öte yandan Rusya, art arda gelen devrimlerle sarsılıyor, Rus Çarlığı sınırlan içinde yaşayan Türkler, bu karmaşa ortamında, ulusal özerkliklerini ve bağımsızlıklarını elde etme mücadelesini yürütüyorlardı. Türkiye'de ortaya çıkan Genç Türkler hareketi, Çarlık sınırlan dahilinde yaşayan Türkler ve Orta Asya hanlıkları içerisindeki aydınlar arasında başlayan Cedidizm Hareketi'yle örtüşmüştü. Osmanlı Devleti'ni yöneten İttihat ve Terakki grubu ise, Rusya Türklerini, Çarlığa karşı siyasal bir mücadeleye yönlendirme arayışındaydı. 'Savaşlar ve Devrimler' başlığı altında incelenen bu dönemde, Doğu ve Batı Türklüğü arasındaki ilişkiler her iki ta.rafın da kendi hedeflerine yönelik alanlarda yoğunlaşmış durumdaydı."
Sayfa 23 - İstanbul: Doğan Kitap, 2009.·Kitabı okudu
Orta Asya
Reklam
"Osmanlı'nın gerilemeye ve Avrupa tarafından 'Doğu sorunu' olarak tanımlanmaya başlandığı XIX. yüzyılda Orta Asya, Rusya ile İngiltere arasında yürütülen hakimiyet mücadelesinin hedefi haline dönüşmüştü. Osmanlı'nın Avrupa'dan büyük ölçüde çıkanldığı, Türkistan hanlıklannın ise sömürgeleştirildiği bu 'Büyük Oyun' yüzyılı, Orta Asya-Türkiye siyasal ilişkilerinin çok azaldığı, buna karşın Osmanlı'daki kimlik arayışları nedeniyle Orta Asya'nın kültürel ve ideolojik boyutlarda yeniden keşfedildiği bir dönem olmuştur."
Sayfa 22 - İstanbul: Doğan Kitap, 2009.·Kitabı okudu
Orta Asya
"Osmanlı İmparatorluğu'nun evrensel bir güç haline geldiği, buna karşın Orta Asya'daki siyasal yapının parçalanarak Özbek ve Kazak hanlıklanna dönüştüğü yüzyıllarda Osmanlı-Orta Asya ilişkileri, bu coğrafyada yükselen iki yeni güç, Safevi lran'ı ve Rus Çarlığı tarafından şekillendirilmiştir."
Sayfa 23 - İstanbul: Doğan Kitap, 2009.·Kitabı okudu
Orta Asya
"Osmanlı tarihini büyük ölçüde değiştiren, Doğu ve Batı Türklüğünün bu ilk ve son savaşının soğukkanlı bir analizi yapıldığında, Timur'un Ankara Savaşı'nı, askeri stratejinin yanında, çağını aşan bir propaganda ve istihbarat uygulamasıyla kazandığı görülecektir. Savaştan çok önce Anadolu'ya gönderdiği 'kurtçi' adı verilen casuslar aracılığıyla ciddi bir istihbarat akışı sağlamış olduğu gibi, kendisinin 'İslamiyet'i koruyan ve yücelten bir fatih' olduğu propagandasını da yaptırmıştır. Osmanlı ordusunda Hıristiyanların varlığı dolayısıyla bir İslam ordusu olmadığı ve Hıristiyanlarla birlikte bir Müslüman ordusuna karşı savaşan askerlerin şehit veya gazi olamayacağı şeklindeki bir iddiayı etkili bir propaganda aracı olarak kullanmıştır. Savaş öncesi dönemde emirlerinden birini Kara Tatar liderlerine göndererek onlarla anlaşma yapmış ve savaş sırasında kendi saflarına katılmalarını sağlamıştır. Bayezid tarafından toprakları elinden alınan Anadolu beylerini, galip geldiği takdirde beyliklerini geri vereceğini söyleyerek etrafına toplamış ve Osmanlı ordusunun kozmopolitliğinden yararlanarak bu beylere bağlı askerleri kendi safına çekebilmiştir. Yabancı topraklarda savaşan bir ordu için en önemli konu olan lojistik destek sorunlarını, savaşı tam hasat zamanında başlatmakla aşmış ve ordusunun bozkırlı yapısına uygun bir savaş alanını seçerek rakibini kendi seçimine tabi kılmayı başarmıştır. Bütün bu öğeleri ustaca birleştiren Tirnur, uzun yıllardan beri çok çeşitli cephelerde birlikte savaşarak iyice homojen bir yapı kazanmış bir orduya sahip olmanın avantajını da kullanarak Ankara Savaşı'ndan galip ayrılmıştır."
Sayfa 75 - İstanbul: Doğan Kitap, 2009.·Kitabı okudu
Orta Asya
"İlhanlılardan alınan bir diğer kurum posta sistemidir. Moğolların, belli aralıklarla oluşturulmuş merkezler arasında geçiş ayrıcalığına sahip ulaklarla taşımaya dayalı Yam sistemi bütünüyle kopya edilerek, bir ulak sistemi oluşturulmuştur. Kanuni döneminde bu sistemi değiştirerek ancak Osmanlı sarayının belge ve direktiflerini taşıyacak şekilde sınırlandıran Lütfi Paşa, Tevarih-i Al-i Osman isimli eserinde, Osmanlı ulak uygulamasının Moğollar döneminde oluşturulmuş posta sisteminin bir devamı olduğunu vurgulamaktadır."
Sayfa 49 - İstanbul: Doğan Kitap, 2009.·Kitabı okudu
Orta Asya
Reklam
Reklam