Rahman suresi nazil olduğunda Efendimiz (sas) “Bu sureyi Kabe’nin karşısında, hiç çekinmeden kafirlere haykıracak var mı içinizde?” diye soruyor. Sorunun karşısında Abdullah b. Mes’ûd’un (ra) eli kalkıyor ama Efendimiz (sas) o zamanki talebeler arasında en çelimsiz o olduğu için olmaz diyor. Tekrar aynı durum yaşanınca Efendimiz (sas) kabul ediyor. Abdullah b. Mes’ûd (ra) Kabe’nin avlusuna gidip yüksekçe bir yere çıkarak Rahman Suresi’ni okumaya başlıyor . Durumun farkına varan kâfirler onu ayaklar altına alarak dövüyorlar ama Abdullah b. Mes’ûd (ra) bayılana kadar Rahman Suresi’ni okumaya devam ediyor. Kendinden geçince birkaç Müslüman tarafından Efendimizin (sas) huzuruna taşınıyor. Efendimiz onun halini görüp duygulanıyor ve “Ben sana demedim mi, sen güç yetiremezsin.” deyince Abdullah b. Mes’ûd (ra) “Ya Resûlullah! Ne olur izin ver, bir daha gideyim. Vallahi ben Rahman Suresi’ni okurken ve onlar beni tekmelerken hiç bu kadar zelil duruma düştüklerini görmemiştim.” diyor.