Hz. Ömer (r.a) gerek halife olmadan önce gerekse halifelik zamanında İslam ve müslümanlar için yaptığı birçok hizmetle akla gelir. Örneğin müslümanlar İslam'ın ilk yıllarında Mekke'de büyük zorluklar çekiyor, gizlice ibadet ediyorlardı. Hz. Ömer (r.a) müslüman olduktan sonra ilk defa Kâbe'de topluca namaz kıldılar. Hz. Ömer (r.a) Hz. Ebû Bekir'in (r.a) hilafeti esnasında, dağınık halde olan ayetlerin kaybolabileceği hususunda uyarıda bulunmuş ve ayetlerin toplanmasını önermiştir. Hicri kullanılmaya başlanması, cemaatle teravih namazı kılınması, Irak, İran, Azerbaycan, Suriye, Filistin, Mısır gibi ülkelerin fethedilmesi ve sayamayacağımız daha birçok hayırlı faaliyet onun vesilesiyle gerçekleşmiştir.
İç dünyayı Hâcegân yolunun nisbetiyle mamur etmek, dış dünyayı da Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin zahirî sünnetleriyle donatmak gerekir. Asıl iş budur, gerisi boş hayallerdir.
İmam-ı Rabbânî kuddise sırruhu
Kalp, zulme meylettiği zaman zalimleri sever. Zalimleri sevdiğinde de onlardan olur. Hakka ve hak ehline meylettiği zaman da, onlarla dost olur. Bu duruma göre söz ve amellerin gerçekliği ancak kalp cihetiyle mümkündür. O halde lisanıyla iman ettiğini söyleyip kalbiyle iman etmeyen kimse, Allah Teâlâ
katında mümin olmaz. İmam-ı Azam rahmetullahi aleyh