Dostluk dediğin, zamanla şekil alır,
Bazen bir yudum su gibi içini ferahlatır,
Ama bazen de bir çığlık, bir suskunluk,
Gölgelerde kaybolan bir yüz, varolan bir dert.
İçinde kırık kalplerin izleriyle büyür,
Her güvenin ardında bir kuşku saklanır.
Gülüşlerin ardında bir yalan rüzgarı,
Bir gün gelir, kırar tüm bağları,
Dost dediğin, belki de en derin yaradır.
Gözlerinde görürsün kaybolan zamanı,
Birlikte geçirilen anların boşluğunda,
Ve anlarsın, dostluk bir masaldan ibaret,
Karanlık gerçekleriyle yüzleşmen gereken bir yemin,
Bir yanılgı, bir yıkım, belki de bir yalnızlık.
Bir el uzanır, ama güvenin kaybolmuştur,
İçindeki acı, sessizce çığlık atar.
Dostluk, bazen kaybolan bir yürek gibi,
Derinlere düşer, seni terk eder,
Ve geriye kalan yalnızca boşluktur.