s

Sosyoanaliz

1 üye
Takip
Analiz gibi analiz...
Modernleşme, insan varoluşunun tüm dişsal şartlarının radikal dönüşümünü ima eder. Bu dev dönüşümün motor gücü, sık sık söylendiği gibi, son çaglann bilim temelli teknolojisidir. Yalnızca maddi alanlarda bile, bu gelişme çok geniş bir olaslklar dizisini beraberinde getirdi. Nesilden nesle aktarılan son birkaç teknolojik araçta maddi varoluşun kuruluşu gerçekleşmesine rağmen, şu an ucu bucağı bulunmayacak şekilde görünen ve sürekli gelişen teknolojik sistemlerin çoğulluğu söz konusudur. Hem bireyler hem de büyük kuruluşlar bu çogulluk arasinda bunu ya da şunu seçme zorunluluğu ile yüz yüze kalmaktadır., Bu seçme zorunluluğu, en siradan tüketim ürünlerinden (hangi marka diş macunu) en temel teknolojik alternatiflere (motorlu araç endüstrisi için hangi hammadde kadar uzanmaktadır. Seçme dizilerindeki yükselişler aynı zamanda sosyal ve entelektüel alana da uzanmaktadır. Burada modernleşme, kader tarafindan önceden bilinerek yönlendirilen bir varoluştan birçok geniş seçim olasıliklanı bulunan bir duruma olan dönüşümü ifade eder. Kader, modern öncesi dönemde hayatın hemen her safhasını yönlendiren bir şeydi; bireyler çocukluk, geçis törenleri iş durumu, evlilik, çocuk sahibi olma, yaşhılık, hastalik ve ölüm gibi daha önceden belirlenmis olan kalıplara göre aşama aşama ilerliyordu, Kader aynı zamanda bireyin. içsel hayatnı, yani hislerini, dünya yorumlarını, değerlerini ve bireysel kimliğini de belirliyordu. Tanrılar, takip edilen sosyal roller dizisinin tamamında olduğu gibi, kişinin doğum anında da "zaten oradaydı". Farkli bir şekilde söyleyecek olursak, daha önce yerilmeyen, sorgulanmayan her türlü faraziye, insan varoluşunun en geniş bölümlerine kadar uzanıyordu. Modernleşme temel olarak işte bu durumu değiştirdi Doğum ve ölüm -sadece bu ikisi- halen kader tarafından
Sosyoanaliz
Anlam, bilincin karmaşık bir formundan başka bir şey değildir: Kendi kendine var olmaz; daima bir referans noktası vardır. Anlam, deneyimler arasında var olan bir ilişki gerçekliğinin bilinç halidir.
Sosyoanaliz
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İç savaşlarda ve depremlerde bile insanlar, eğer su kesilmemişse dişlerini firçalamaya devam ederler. Böyle dönemlerde edebiyat, örneğin savaşın son yıllarındaki Almanya ile ilgili olarak yazılmış anılar ve onun doğrudan neticeleri, kıyamet (apocalypse) ile normalliğin yan yana birlikte var olabileceğinin etkileyici bir ispatıdır.
Sosyoanaliz
Gündelik hayat birbirlerine bağlanmış sayısız sosyal eylem zincirlerinden ibarettir ve kişinin bireysel kimliği yalnızca bu eylem içerisinde biçimlenir. Yalnızca öznel kavrayışlar anlam inşasının temelindedir. Anlamın basit katmanları bir kişinin öznel tecrübesinde oluşturulur. Anlamın daha yüksek katmanları ve anlamın daha karmaşık yapısı ise sosyal eylem içerisindeki öznel anlamin nesnelligine bağlıdır. Birey yalnızca çetrefilli mantıksal çıkarımlarda bulunur ve toplumsal bağlam içerisinde mevcut olan deneyim zenginliğinden yararlanarak eylemin farklılaşmış dizilerini kontrol edebilir. Gerçekten de anlamın unsurları, sosyal eylemin daha geçmiş döneme ait bir eylem silsilesi ("gelenekler") tarafından şekillenirler ve hatta bireysel tecrübenin en düşük anlam katmanında dahi bulunurlar. Tipleştirme, sınıflandırma, deneyim kalıpları ve eylem şemaları, büyük ölçüde toplumsal bilgi stokunun yerini alan öznel bilgi depolarinın unsurlaridırlar.
Sosyoanaliz
Bilincin kendisinin içinde idrak edilen hiçbir şey yoktur; daima bir şeyin bilinci vardr. O, yalnızca dikkatini objeye, bir amaca doğru yönelttiği kadar var olur.
Sosyoanaliz
Bireyin öznel dünyası, toplumsal olarak somutlaştırılmış gerçeklikle zorunlu olarak tastamam örtüsmez. Bu zaten imkânsız bir şeydir. Sosyalleşme sürecinde gerçek parçalanmalar yoksa bile en azından küçük çatlaklar söz konusu olur. Kişiliğin oluşumunda en iyi ihtimalle tam bir anlam mutabakatına yakınlaşma olabilir.
Sosyoanaliz