y

Yahya Kemal Beyatlı

12 üye
Takip
Büyük şairimiz Yahya Kemal Beyatlı'nın iyileştiğine dair haber, ellilerde bir gazetenin ilk sayfasında yer alabiliyordu. Lise yıllarımdan beri düzenli gazete okurum, bir şairimizin sağlık durumuna dair birinci sayfadan haber verildiğini hatırlamıyorum. Akşam Gazetesi, Sene: 32, No: 11272, 28 Şubat 1950, s. 1.
Yahya Kemal Beyatlı
Bu yazımı, Yılmaz Karakoyunlu'nun Yorgun Mayıs Kısrakları adlı eserinden aldığı m pasajlarla bitirmek istiyorum: "Yahya Kemal, annesi Nakiye Hanım' dan bir hatıra fotoğrafı bile kalmamasından duyduğu üzüntüyü, büyük bir aşkla bağlı olduğu Nazım Hikmet'in annesi Celile Hanım'a şöyle anlatıyor:'Biliyor musun Celile! Üç-beş habis (soysuz) ve seviyesiz yobazın korkusuyla Nakiye Hanım fotoğraf çektirememiştir.Onun bir resmi, hayatımın en büyük yadigarı (hatırası) olurdu. İslam tesettürünün (örtünme, saklan ma) en acımasız uygulandığı bir muhitin terbiyesinde büyüdüğü için tek suret(resim) bırakmadan göçüp gitti.' (s.97)
Sayfa 161·Kitabı okudu
Yahya Kemal Beyatlı
Reklam
"Hâsılı öyle zannederim ki dostluk aşktan bile daha saf bir histir...", bkz. Ahmet Kaya (haz.), Muhtar Tevfikoğlu'nun Anlatımıyla Yahyâ Kemâl, Ankara: Akçağ, 2021, s. 391. Büyük şair ve edebiyatçımız Yahyâ Kemâl Beyatlı'nı aziz hâtırasını vefât yıldönümünde saygıyla ve rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun.
Yahya Kemal Beyatlı
"Yahya Kemal'in bu evi, ayrıca, asırlık gölgeler içindeydi. Üsküp'te 'Karaağaçlar' denilen, şöyle İstanbul'un şimdiki Taksim meydanının yarı büyüklüğünde bir yer vardı. Oraya 'Karaağaçlar' denilmesinin sebebi, asırlık ve gayet cesim ağaçların küçücük bir koyu orman teşkil etmesiydi. Onların lejandı da şu idi: Bu karaağaçlar kurumadıkça, düşman Üsküp'e giremez. "Bu kadar ağaçlar gün-gece, sabah-akşam, kış-yaz, biraz da hafif, biraz daha şiddetli, kâh ipekli bir kumaş hışırtısı gibi köpüklü ve sihirli, kâh çağlıyan yuvarlanması gibi dolu ve mahir, hep söylenir ve uğuldar. Üsküp'ün havasını yapraklarından eleyip dağıtmaya memur bir değirmenmiş gibi daima söylenir ve uğuldardı. "Yahya Kemal, işte, bu kara ağaçların gölgeleri dibinde, uğultuları ve efsaneleri içinde doğup büyüdü. Çünkü evi tam onların yanıbaşında idi. "Sonraları, Üsküp'te konsolos bulunduğum sırada, 1938'de benden bu doğduğu evin resmini istiyor, avlusundaki çeşmenin akıp akmadığını soruyordu. Evinin asıl kendisinin doğduğu harem dairesi yıkılmıştı; avlusundaki çeşme de artık akmıyordu. Evinin ancak selamlık dairesi duruyordu, iki katlı, müstakil bir yapı... Ben de ancak bu selamlığın fotoğrafisini alıp gönderebildim. Kendisinde duruyor mu? Gazeteler alıp neşretti mi? Bilmiyorum! "İşte bu Üsküp'ün evlâdı olan Yahya Kemal, büyüdüğü zaman, günün birinde o Üsküp'ün bütün ecdat toprakları ve mezarlarıyla, elinden çıktığını ve kendi cedlerinin azim bir inşa payı olan o şehâmetli tarihine toptan veda ettiğini gördü. "Halbuki karaağaçlar henüz kurumamıştı." Saffet Örfi Betin, "Jübilesinden Sonra Biyoğrafisini Beklerken: Yahya Kemal ve Üsküp", Vatan, Yıl: 10, Sayı: 3113, 22 Ocak 1950, s. 2.
Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal Beyatlı Konusuna Benzer öneriler

d
Dark romance33 üye · 1 yeni gönderi
Takip
h
Hayata Bakış Açım39 üye · 1 yeni gönderi
Takip
"Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta. Bir türlü sığamadım dar kalıplara."
Yahya Kemal Beyatlı
Reklam
Reklam