Lût aleyhisselam kavminin sapıklıkları karşısında çaresiz kaldığında, kendisine destek verecek yakınlarının yokluğunu hissederek şöyle demişti:
"Keşke benim size karşı bir kuvvetim olsaydı veya çok sert bir kaleye sığınabilseydim."(11/Hûd,80)
Peygamber efendimiz, hz.lût'un bu sözünden bahsettikten sonra şöyle bir izahta bulunmuştur:
"Allah Lût'a rahmet etsin. O çok sağlam bir yere (Rabbine) sığınıyordu... Allah, Lût'un bu duasının bereketi ile ondan sonra gelen bütün peygamberlere, kendisini destek verecek hısım ve akrabalar İhsan etmiştir.
İşkence altında eziyet çekmesine rağmen aklında sadece rabbinin hoşnutluğu endişesini taşıyan Hz Asiye, gören gözlere, işiten kulaklara,büyük bir ibret levhasıydı. Hz Musa:
"Ey Asiye! Göklerin melekleri senin yolunu gözlüyor,hepsi senin özlemini çekiyor, yüce Allah seninle iftihar ediyor... Rabbim buyurdu ki sen ne istersen o muhakkak sana İhsan edilecektir."
Hz. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:
"Kadınlardan kâmil olanlar dört kişidir: Firavun'un hanımı Müzâhim kızı Asiye,İmran kızı Meryem,Huveylid kızı Hatice ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) kızı Fatıma. Bunların en üstünüyse Fatıma'dır."
Tevbe suresi 52.ayette de şöyle bildirmektedir:
"De ki: Allah'ın bizim için yazdığından başkası, bize asla isabet etmez. O bizim Mevlâmızdır. Onun için mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler."