sunofhope, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okuyor

"Güzelliğin iyi bir şey olduğu düşüncesi nasıl da büyük bir yanılgıdır...'

Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 22 - İş Bankası Kültür Yayınları)Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 22 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Ebru Ince, Kreutzer Sonat'ı inceledi.
21 Şub 21:53 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ebru Ince @black · 16 Mar 2017
KREUTZER SONATI

Ahhh sevgili Nikolayeviç .... :) karşında ki melek olsa yinede seninle anlaşamazdı...:)
Bir tren kompartmaninda Tolstoyun gözlerinin içine baka baka yüzümde bir gülümseme ile bu sözü söylemek istiyorum :)
Bütün o ihtişamlı sert duruşunun altında öyle bir insan var ki tebessüm etmeden yüzüne bakmak mümkün değil :)
Tolstoy yaşadığı buhranı bir akrep gibi kendini sokarcasına hissettiği "kıskançlık "duygusunu ..gerçek hayatta da yaşadığı müzikle olan kavgasını o kadar güzel anlatmış ki kitap bir sonat olmuş, kah duyguları notalar gibi hiddettli ..kah pişmanlığı bir keman namesi kadar lezzetli . .kitabı 18 mayıs 2015 de okudum ..daha sonra bir kez daha okumalıyım diyerek rafa kaldırdım. ...
Çünkü doğru anda okumam gerektiğini hissetmiştim ..nitekim öyle de oldu :) yeniden elime aldığımda ilk kez okurcasına tükettim, elimden birakamadim ,bitirene kadar uyumadim dün gece :)
Kitapta gercek insani buldum..kendim gibi elini kolunu sallayarak duygularını anlatmaya çalışan ,kızan ,köpüren, üzüntüsü gözlerinden akan .Etiyle kemigiyle ,sevapları, gunahlariyla yaşayan bir adam
.KREUTZER SONATINI. .
en nadide kitaplarımın yanına koydum
Biliyorum ki kütüphanenin rafında ,gözüme her ilistiginde "gulumseyecegim"bu aksi ihtiyar adama :)
Kim söylemişti hatırlamıyorum şu an ama
Tolstoy için şöyle bir tespit okumuştum .

"yazar olmak için değilde,yazar olmadan duramayacağı için eline kalemi almış bir tek kişi varsa ..o da Tolstoydur.."

Yüzünüzden gülümseme hiç eksik olmasın iyi okumalar...

Yunus sevim, bir alıntı ekledi.
21 Şub 19:44 · Kitabı okuyor · Beğendi

Bir insanı konyaksız, tütünsüz, Afyonsuz yapamayacağına ikna edin ,bütün bunlar vazgeçilmez gibi gelecektir. Anlayacağınız, sevgili tanrı'nın neyin gerekli olduğunu bilmediği ve bu büyücü ustalarına sormadığı için işi yüzüne gözüne bulaştırdığı ortaya çıkıyor ki!

Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 62 - Bordo siyah yayıncılık)Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 62 - Bordo siyah yayıncılık)
A.A, Kreutzer Sonat'ı inceledi.
21 Şub 13:16 · Kitabı okumadı · 8/10 puan

Uzun bir inceleme oldu. Kitap kadın erkek ilişkilerini ele alıyor. Kıskançlık ve yarattığı psikozlar, toplum eleştirisi ve Tolstoy'un ahlak anlayışı çerçevesinde incelenmiş.

Tolstoy'un bu kitapta yaptığı şey, tıpkı bazı dramların başında olduğu gibi en veciz ve en mücmel şekilde bize fikirlerini havada uçuşturacağı bir ortam hazırlamak ve tıpkı bir "squash" sahası gibi fikirlerinin ordan oraya sekmesini izlememize imkan tanımaktı.

"Neden devam etsin ki insan soyu?" diyordu Pozdnişev, romanın ana karakteri, karısını öldüren bir cani, iyi bir hatip. Tolstoy kendi dünyasından fırlayan karakterlerinden en çok onun konuşmasına izin veriyordu. Belki de en çok hissiyatı onunla paylaşıyordu. Zaten kişi daim kendine dair olanları duymak ister, velev o velev bu şahıs hakkında konuşulsun, o bana benziyorsa istediği kadar konuşabilir. Bize kendi dünyamızı anlatan romanlara roman diyormuş Goethe, tartışılabilir: Bize bizi, bizim anlamadığımız şekilde anlatan şeylere roman denmeli aslında. Yani, Woolf'un iddia ettiği gibi roman hayatın aynası olmamalı.

Romanın başında kadınları ata benzeten yaşlı tacir ve yanında "meriç"iyle dolaşan feminist kadın avukatın aynı vagonda sohbetlerini dinlerken işler çok daha karmaşıktı. Gönül isterdi ki, Tolstoy bunu sürdürsün bu karakterleri boğuştursun, karakterler birbirini kündeye yatırmak için uğraşırken biz "müsademe-i efkardan barika-i hakîkat"ler toplayalım. Tercih etmemişti bunu Tolstoy, belki de sonunda karısını öldürdüğü bilinen bir adamın kendini aklamak için uzunca bir süre sözünün kesilmeden konuşabilmesine imkan tanımak gerekirdi. Mahkeme beraat veriyordu da acaba vicdanlarımızda beraat verebilecek miydik Pozdnişev için?

Öyle ya da böyle, Pozdnişev'in baştan beri dürüst bir insan olarak tasviri onu peşinen kınamamıza engel oluyordu. Hem zaten Pozdnişev her haliyle radikal biriydi, bir kişi evliliği zindan, cinsel birleşmeyi de hayvanvârilik olarak görüyorsa ve bunları bir şekilde temellendirebiliyorsa sonunda karısının canına kıymasını yadırgamamak gerekir.

Hem Tolstoy, nesirde bir kreşendo ustası olduğunu öyle bir isbât etmektedir ki, karısını öldüren bir karakteri anlatması, kaza yapacağınızı bildiğiniz bir yolda sizi direk duvara toslatmak yerine sert virajlardan geçerken hızı tedricen artırarak o kazayı hakettiğinizi düşündürtmesine benzemektedir.

Uçlarda bir adamı anlatmaktadır Tolstoy, karakterine her anlatırdığını tasdik ettiğini düşünmek saçmadır. Öyle olsa Balzac; aynı anda hem dünyanın en alıngan insanı hem de en cesur insanıdır demek gerekirdi, yahut Grange bir cânidir demek...

Tolstoy bir şeyi gözümüze sokmaktadır: Dünyanın en güzel gözüken şeyleri bile en kötü şeyleri olabilir. Dolayısıyla ey sevgiye iman edenler! Kurduğunuz bu hayal dünyası semâlarında âsude süzülüyorken sislerin arkasındaki koca dağlara çarpabileceğinizi unutmayın. Bunu size daha önce Werther'de olduğu gibi tersine dönen bir hikaye ile anlattılar, ben şimdi baştan beri düşüncelerinde yönünde hiç bir değişiklik olmayan, yalnızca duyduğu ızdırap gittikçe artan bir adamla anlatacağım; ızdırabı sonunda ızdırabın kaynağını kaldırmakla da sona ermeyecek, demek ki kaçınılmaz bir ızdırapdır bu onun için...

Gerçekten de ızdırabın kaçınılmazlığı vurgulanır sürekli. Pozdnişev önce; kaçmak, ayrılmak, sonra kendini öldürmek ve en son karısını öldürmeyi tasarladığı merhalelerden geçmiştir. Son merhaleye kadar, her merhalede çuvallamıştır Pozdnişev. Burada kaçınılmaz ızdırabın bir diğer veçhesi de bize bakmaktadır. Dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan her hangi bir kişi, Tolstoy'un bu kitapta anlattığı aile içi kavgalara az ya da çok maruz kalmıştır. Bir yandan da Tolstoy bu kavgaları en karanlık, en yoğun duygularla tasvir ederek bize umut vermektedir: "Yalnız değilsiniz, çektiğiniz ızdırap her yerdedir ve kaçınılmazdır."

Eserin ikinci kısmı diyebileceğimiz bölümde Pozdnişev'in kuvvetli kıskançlık duygusunu izleriz. Karısıyla olan her muhabbeti kavgayla bitmesine rağmen, kendisinden daha yetenekli ve çekici olduğu için, onu delicesine kıskanmaktadır. Pozdnişev için bu durumda ondan ayrılmak kendinin ona layık olamadığı intibasını bırakacağı için bu fikri sürekli kafasında ertelemektedir. İkinci olarak da ailenin onurundan bahsetmektedir, üzgün ve mutsuz bir ailenin pek kıymetli onuru... Dolayısıyla ayrılık yerine, hiç tasvip etmese de, başkalarıyla aynı hataya düşerek karısının başka erkeklerde alaka uyandırmasına izin vermektedir. Ve bu müzik aracılığıyla olmaktadır.

Bu itibarla vurguladığı şeylerden biri de sanat, bilim gibi alanların kudsiyetinin cinsler arası yakınlaşmayı ne kadar kolay hale getirdiğidir. Bunlara itiraz edildiğinde o alanların kudsiyetini anlamamış olmakla itham edilmekten de korkmaktadır bir yandan. Pozdnişev'de bir çoğumuz gibi zamanında "ben onlar gibi olmayacağım" deyip zamanı gelince onlardan biri olmaktadır hâsılı.

Tedrici ilerleyişin duraklarından biri de, ilk defa şiddet kullanma temayülüdür. Burada sarsıcı bir tespitle karşılaşırız: Kişiler ilişkilerindeki küçük olaylara yüksek perdeden cevaplar verirse, daha büyük olaylarda cevabın büyüklüğünü göstermek için şiddet kullanmak zorunda kalırlar. Dolayısıyla şiddet sanıldığı gibi sadece bir anlık bir patlamanın değil, aynı zamanda bir sürecin de ürünü. Bunu sanıyorum Ahmet Çakar'dan da duydum, âmiyâne şekilde: "Gençler, karı köpeği olun ufak konularda ki, büyük bir mesele olduğunda sizin dediğiniz olabilsin." diyordu.

Kitabın adı bir müzik eserine telmihen konulmuş. Sanıyorum bu müzik eserinin Beethoven'ın Kreutzer adlı usta bir kemancıya çalması için ithaf ettiği bir sonat olduğu çoğu kişice biliniyordur. Eserin Tolstoy'ca da övülen ilk allegro bölümü kemanın tüm dikkatleri üzerine topladığı bir bölüm. Tıpkı romandaki Trukaşevski karakterinin herkesin ve özellikle Pozdnişev'in dikkatini çekmesi gibi.

Münhasıran bir virtüözün inişler ve çıkışlarıyla tefahhur etmesi için bestelenen bu parça ise romanın ruhuna uyuyor diyebilmek güç. Ben okuyuşum ve yazışım sırasında kasvet ve hüzün getiren Brahms'ın F Majör 3 numaralı Senfoni' sini (Op.90 ) (özellikle üç ve dördüncü bölümleri) dinledim. Kendi bataklığından sürekli kaçan ve kaçtıkça daha çok batan Pozdnişev'in durumu bu müzik eseriyle gerçekten tenasüp içeriyor. Romanda Pozdnişev'in ara ara eşiyle barıştığı anlarda olduğu gibi Brahms'ın eserine ara ara güneş doğuyor, tabii bir bataklığın içinde olduğumuzu unutturmamak kaydıyla.

Sonuç olarak, Kreutzer Sonat'ın müzik eseri olanıyla edebî eser olanı arasında yaratıcılarının dahi olması dışında pek müştereklik kuramıyorum. Daha önce ifade ettiğim gibi gerilimin artışı dolayısıyla kitaba Maurica Ravel'in "Bolero" sunun ismi de gayet verilebilirdi.

Haricen Pozdnişev'in müzik hakkında yaptığı soyut değerlendirmeler de ele alınabilir. Ancak bu bahsi uzatmak yerine tek tespitine değinerek geçelim. Ahlaksız birine müzik öğretmek ne kadar yerinde olduğunu sorgularken "Bu korkunç güç herhangi, sıradan bir insana teslim edilebilir mi?" der Pozdnişev, Kreutzer Sonat icra edilirken herkes mest olduğu sıra. Bunu kendisi böyle bir yetenekten yoksun olduğu ve çalan kişiyi sevmediğinden mi, yoksa gerçekten inanarak mı söyler bilinmez. İbnülemin de benzer şeyi, ahlaksız birine ilim öğretmek eşikiyanın eline kılıç vermek gibidir diyordu. Bu üzerinde durup düşünülmesi gerekli tespitlerden yalnızca biri.

Eserin sonlarına doğru Pozdnişev'in içindeki kıskançlık, ateşini harlayan bir olayla karşılaşıyoruz. Görevi sebebiyle bir süre Moskova dışına çıkmak zorunda kalıyor Pozdnişev, ve o sırada aklına gelen vesvelerle resmen kafayı yiyor. Öbür odadayken bile karısının ne yaptığını düşünen bir adamın, onu bırakıp başka şehire seyahati gerçekten akıl kârı değil. Açıkçası Pozdnişev'in başına ne geliyorsa kendini tanımamasından ve tanısa bile bunu inkar etmesinden geliyor. Daha kendini kontrol edemeden karısını kontrol etmek istiyor ve "onun arzu etmekten kendini alıkoyamadığı şeyi arzu etmemesini istiyorum" diyor, ama yaptığı her şeyle durumu daha da kötüleştiriyor.

İşte bu bocalamalar içinde çırpınan Pozdnişev'in aklından bir anlığına karısını öldürmek geçiyor. Ve bu geçiş anında o fikre yeterince irdeleyip kökünü kurutmuyor. İşte fikrinin gemisinde açılan o küçük delik vesvese sularıyla doluyor, doluyor ve sonunda kontrol edilemez bir patlama yaşanıyor. "Delirmenin de kendi kuralları vardır." diye belirtiyor Pozdnişev "Böyle yapacağımı en baştan da bilmiyor değildim" diyor.

Buradaki durumu adli psikiyatrinin verileri ile de yorumlayabiliriz: İnsanın zıt yanları daima fikrine çeşitli ilhamlar verir. Bunlardan insanlıkdışı olanları yeri geldiğinde köküne inilip kesinlikle karşı çıkılmak gerekilen şeylerden olduğu yakîn surette ispatlanmazsa, gittikçe daha tanıdık gelirler. Bu tanıdıklık ise doğması gereken tiksintiyi azaltır, bu da kanıksamanın kapısını açar. Bu kanıksama bir kere yerleşmiş ise de câniler, pedofiller oluşur. Pozdnişev'in de meşum fiili gerçekleştirdikten sonra çektiği uyku sonrası düşündükleri geminin açılan mezkur delikten dolayı battığını tasdik eder niteliktedir. Çünkü o, karısını öldürmediğini değil onu öldürmesini gerekli kılan sebebin ortadan kalktığına dair bir rüya görmüştür.
Gandhi'ye atfedilen söz durumu özetler niteliktedir:

Düşüncelerinize dikkat edin

duygularınıza dönüşür…

Duygularınıza dikkat edin

davranışlarınıza dönüşür…

Pozdnişev'in roman sonunda beraat ettiğini okuruz. Bunun vicdanlarımıza hitap edip etmediğinin tartışılırlığını söylemiştik. Tolstoy'un bu beraati tasdik edip etmediğini de bilmiyoruz. Ancak konu kıskançlık olunca en beklenmedik tepkilere hazırlıklı olmalıyız:
Tıpkı Eminem ve Dr.Dre'nin "Guilty Conscience" şarkısında anlattığı gibi: İyi taraf ve kötü taraf; bir dükkanın soyulmasında, bir kızın ayartılmasının ahlakiliğinde ihtilafa düşerler. Ancak eve geldiğinde aldatılığını gören adamın öfkesinin fiili meşru kılabileceğinde her ikisi de müttefiktir.

⏰TOLSTOY OKUMA ETKINLIGI ⏰
««««««««««BASLADI »»»»»»»»»»»



Değerli arkadaşlar,etkinliğimiz başlamıştır .21Subat -21Mart tarihleri arasında "Tolstoy " okuyacağız .Sizlerle birlikte gözümüzü korkutan ,surekli ertelemek zorunda kaldığımız kitapları okuyarak "okuma zevkini " birlikte yaşayacağız .

Etkinlikle alakalı yorumlari,incelemeleri,yazara dair bilmemiz gerekenleri bu iletinin alt başlığı altında paylaşmış olacağız .Okumuş olduğumuz kitabın ismini büyük harfle belirterek ,yorum veya incelemelerimizi eklemiş olacağız.
(Örneğin;DIRILIS : ~~~~~)

Etkinliğe katılmak isteyen arkadaşlar için : #27355583



Etkinlik kapsamında okunacak kitaplar ;

1-) İnsan Neyle Yaşar
2-)Anna Karenina
3-)Savaş ve Barış
4-)Diriliş
5-)İvan İlyiç'in Ölümü
6-)İtiraflarım
7-)Hacı Murat
8-)Hz. Muhammed
9-)Kreutzer Sonat
10-)Çocukluk
12)Gençlik
13-)Aile Mutluluğu
14-)İlkgençlik
15-)Hayat Üzerine Düşünceler
16-)Hayatı Sorgulamak
17-)Çocukluğum
18-)Gençliğim
19-)Çocukluk İlkgençlik Gençlik
20-)Kazaklar
21-)Kafkas Tutsağı
22-)Hayatın Anlamı
23-)Ateşi Kıvılcımken Söndürmeli
24-)Şeytan
25-) Kadın Ruhu
26-) Bir Gencin Dramı

Katilimcilar;
VIP KRALICEMIZ : *Ebru Ince*

1-)inci
2-)Emirhan Kocademir
3-)Murat
4-)Rahime
5-)°Yağmur M°
6-)emin
7-)ALİCANPAŞA
8-)sunofhope
9-)Büşra A.
10-)Nefise
11-)Oktay Şen
12-)YNT
13-)Rojin Keskin
14-)salih
15-)BestReader
16-)Ah-i Zer
17-)Sinem D.
18-)Alto
19-)https://1000kitap.com/busraybu
20-)Sena Ç
21-)Burak
22-)Esra D.
23-)https://1000kitap.com/sweet123
24-)Mevsim Ahenk
25-)Beyza
26-)Benja
27-)özlem
28-)Salih TURHAL
29-)Sükût
30-)Mehmet Deligöz
31-)Sâirfilmenâm
32-)Ceren Şahbaz
33-)Muhayyelll
34-)Efşan
35-)Sena Göksuçukur
36-)Selcan Beyazit
37-)Güllü Koç
38-)Süha Murat Kahraman
39-)https://1000kitap.com/ormandakitekagac
40-)Süm
41-) Necip Gerboğa
42-)Esra Duman
43-)Aliman
44-)Kaan T
45-)Hatice bülbül
46-)mehmet temiz
47-)by.rendes
48-)Mehmet Aldemir
49-)Şennur İpekbayrak
50-)Mete Karagöl
51-)dila kaya
52-)Pozitivizm
53-)belo belo
54-)https://1000kitap.com/mem1
55-)Kitaplara Fısıldayan Kız
56-)Gökçen Kız
57-)Kübra E.
58-)Sarius
59-)Seher
60-)ესრა
61-)Musab
62-)İshak Kaya
63-)İ.dem
64-)Okuma Delisi
65-)Zelal yorulmaz
66-)Quidam
67-)Esther. Sema
68-)Erdal Yıldız
69-)Meltem Tekeli
70-)Arabella
71-)Yusuf Mahir
72-)Filiz Taşcı
73-)Efruzane
74-)İrfan öz
75-)Mustafa A.
76-)Yağmur.
77-)M.Enes Aybay
78-)Fatma Zehra Demir
79-)Muhammer Ünal
80-)Sahra Kübra
81-)Çağrı Taş
82-)Nur*
83-)Meva
84-)Nephren Ka
85-)Zeynep Sümer
86-)Hero
87-)Göknur Şahin Sarı
88-)Mustafa Bağdat
89-)Mahmut ÇAYIR
90-)özlem
91-)İbrahim...
92-)Öz
93-)Nesrin Ay
94-)Esengül
95-)°°Vaveyla°°
96-)Tuco Herrera
97-)Ahmet mulayim
98-)Anıl Y.
99-)Mr.Krly
100-)kübra
101-)Erdinç BİGE
102-)Sui Generis
103-) Musa
104-)Bay X
105-)Nur Altnbs
106-) Ayşegül tatilde
107-)Hüzn-ü Beşer
108-)Ozan Karakoç
109-)Merve Aslan
110-)Hatice Erdoğan
111-) fazi
112-) Ömer Faruk Yeşildağ
113-) Gökhan
114-) Yasemin A.
115-) Erhan
116-) Handan Şahin
117-) Asuman Sare
118-)Hande
Etkinlik Şartları :

1-) Dileyen istediği kitabı okuyabilir.
2-)Etkinlik süresi boyunca kitaplar okunacaktir .
3-)Inceleme yazmaktan çekinen arkadaşlar için tam bir fırsat.Bundan dolayı "gönüllülük" esasına bağlı olarak inceleme yapmanızı hem sizin ,hem de kendimiz adına rica ediyoruz .
4-)Yazarı tanımak adına,yazarla alakalı detaylı bilgiye sahip arkadaşların paylaşımlarını bekliyoruz .
5-)Paylaşılan inceleme ve alintilari okuyup ,birbirimize destek vereceğiz .


Bizlere ilham kaynağı olan ,manevi desteğini esirgemeyen,katılım için olmazsa olmaz efor sarfeden Değerli Ebru Ince Hanım 'a çok teşekkür ederiz .

Ayrıca Çok Kıymetli Metin T. Abimizin engin bilgileri ve tavsiyeleriyle etkinligimizi onurlandirmasini rica ediyoruz .

Etkinliğe katılan tum arkadaşlara teşekkür ederim.

Keyifli okumalar ...

Yunus sevim, bir alıntı ekledi.
 20 Şub 23:16 · Kitabı okuyor · Beğendi

"Teoride aşkın ideal, yüce olduğu varsayılır.Pratikte ise aşk kaba,adi hayvani bir şeydir.İnsanlar aşktan bahsederken utanç ve tiskinti duyar."

Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 58 - Bordo siyah yayıncılık)Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 58 - Bordo siyah yayıncılık)
Yunus sevim, bir alıntı ekledi.
20 Şub 23:06 · Kitabı okuyor · Beğendi

Tutkular! Tutkuların en kuvvetlisi, en kötüsü, en zararlısı ve en inatçısı cinsel tutkudur.Tensel ,etsel sevgi ;bu nedenle tutkular, bu sonuncusu, en güçlü olanıda dahil yok edebilirlerse, kehanetlerde gerçekleşecek, insanlar sevgide bütünleşecek insanlığın hedefine ulaşılmış olacak ve insan soyunun yaşamasınında bir anlamı olmayacak.

Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 51 - Bordo siyah yayıncılık)Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 51 - Bordo siyah yayıncılık)
Yunus sevim, bir alıntı ekledi.
 20 Şub 22:54 · Kitabı okuyor · Beğendi

Kız kardeşim çok gençken , kendisinden tam iki kat büyük bir sefahat düşkünüyle evlendirilmişti.Ve düğün gecesi sapsarı ve gözyaşları içinde koşarak nnasl eve döndüğünü, bütün vücudu tir tir titrerken , dünya yıkılsa kendisinden ne talep edildiğini söylemeyeceğini bizlere açıkladığında ne kadar şaşırdığımızı hatırlayabiliyorum.Bunun doğal olduğunu söylüyorsunuz öylemi? Doğal bir olay yemek yemektir.Ve yemek yemek insana zevk verir, hafiftir hoştur ondan işin başından beri utanmazsınız.

Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 49 - Bordo siyah yayıncılık)Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 49 - Bordo siyah yayıncılık)
Yunus sevim, bir alıntı ekledi.
20 Şub 22:31 · Kitabı okuyor · Beğendi

Evet korkunç bir domuz olduğum halde , kendimi bir melek sanıyordum.

Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 45 - Bordo siyah)Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 45 - Bordo siyah)
Yunus sevim, bir alıntı ekledi.
20 Şub 22:18 · Kitabı okuyor · Beğendi

Nasıl ki yahudiler ezilmelerinin öcünü para gücüyle çıkartıyorlarsa, kadınlarda benzer bir şekilde davranıyorlar demekki; bizim tüccar olmamızı istiyorsunuz öylemi?
Bizde tüccar olarak sizlerin üzerinde egemenlik kurarız,diyor yahudiler.Sadece sizlerin tensel zevk araçları olmamızı istiyorsunuz,öylemi?
Pekala bizde sizleri tensel zevkler üzerinden kendi kölemiz yapacağız , diyor kadınlar.

Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 42 - Bordo siyah)Kreutzer Sonat, Lev Tolstoy (Sayfa 42 - Bordo siyah)