Koştun , o yüzden düştün denen bir çocuk yeniden koşmaya eskisi gibi cesaret edemeyecek , nedeni koşmak olsun ya da olmasın her canı yandığında bunu kendisinin bir şeye teşebbüs etmesine bağlayarak kendisini suçlayacak, sadece fiziksel değil , herhangi bir şekilde de adım atmaya ve başarısız olmaya korkan bir insan olacak ,inisiyatif alamayacak , ama bunun nedenlerini hatırlayamayacaktır.
Çocuğumuzun varlığı bizimkinden ne kadar bağımsızsa ,o kadar iyi bir anne babayız demektir. Terapinin amacı da , kişinin duygusal ,düşünsel her anlamda bağımsızlığını edinmesidir.
Bizimle tıpatıp aynı şeyleri duyan ,düşünen, aynı şekilde var olan bir çocuk , ilerleme anlamına gelmez , yeni , gerçek bir çocuk değildir.
On sene sonra şu an olduğumuz kişiyle aynı kişiysek , düşüncelerimizde hiçbir değişiklik olmadıysa bunun ,yerimizde saydığımızın kanıtı olduğu gibi.
Çocuklara yaklaşırken bütün kutsallarınızı bir kenara bırakmalı , çocuğun sizin kutsalınıza dair henüz hiçbir fikri bulunmadığını aklınızdan asla çıkarmamalısınız.