Mezarlardan birinde Sally termosunu çıkarıyor, etrafımızdaki mezar taşlarına vurarak kadeh kaldırıyor. Termosu bana uzatırken, "Yakında çok geç olacak," diyor. "Bu nedenle sonuna kadar çabalayalım."
...insanların makul birer varlık olduğuna dair inancım, hayatımı idame etmemi kolaylaştırmıştı. Beni iyi yapmıştı. Beni bütünleştirmişti. Beni uçurumdan uzak tutmuştu.
Yapısal şiddet böyle bir şey olabilir mi? Farkında olmadan bir başkasına hediyenin ne olduğunu, nereden alınması ve nasıl verilmesi gerektiğini öğreterek mesela.
Tam anlamıyla uyanabilmek için sessiz unsurların arasında olmam gerektiğini zannederdim. Ama sonra her şeyin etrafımdaki detaylarda olduğunu keşfettim, mesele sadece onları keşfetmekti, kendimi unutup dikkatimi dışarıya, yani gerçekten dışarıya çevirebilmekti. İşte hayatta olmanın en derin hissi burada yatıyor, bir başkasına dikkatlice bakmakta.