Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Matbaa, insanı daha başlangıçta kabile insanı olmaktan ya da kolektiflikten çıkaran alfabe kültürünün en uç evresidir. Matbaa, alfabenin görsel niteliklerini en yüksek tanımlama keskinliğine ulaştırır. Dolayısıyla matbaa, fonetik alfabenin bireyleştirme gücünü, elyazması kültürünün yapabildiğinden çok ötelere taşır. Matbaa, bireyciligin teknolojisidir.
Nizamnamelerde geçen modus pronuntiantium ifadesi, yalnızca yüksek sesle konuşmak ve sözcükleri doğru kullanmaktan oluşan bir ders prosedürünü adlandırmak için kullanılmıyordu. Bu, teknik bir terimdi. Prountiatio öğretimi, Latin grammatica'sının temel görevlerinden biriydi; dilbilgisi kılavuzlarında bu sorunla ilgili pek çok ayrıntıya yer veriliyordu. Amacı, konuşulan Latincenin iyi telaffuzunu yerleştirmek, harflerin dikkatle ayrılmasını öğretmek, sözcük ve deyimleri birbirinden ayırmak ve dönüştürmek olan, kabul edilmiş ve yerleşik bir yöntemdi.
Chaytor, matbaanın neden belleğimizi böylesine dikkat çekici ölçüde zedelediğini ve elyazmasının neden böyle yapmadığını açıklayan ilk araştırmacı oldu:
Belleğimiz matbaa tarafından sakatlandı; yalnızca raftaki bir kitaba bakmakla bulabileceğimiz bir konuyu "belleğimize yükleme"ye ihtiyacımız olmadığını biliyoruz artık.