... birçokları zorla giriyorlar tartışmaya. Tartıştıklarını sanıyorlar. Oysa ki yaptıkları tartışma değil, çekişmedir. Neden dersen, bir meseleyi ayrı ayrı yönleriyle ele alıp inceleyemezler. Karşılarındakinin tersini söylemek için kelimelere takılırlar. Tartışmak değil, hır çıkarmaktır bu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zorbalıktan başka devlet düzenlerinde, kimse isteyerek iş almaz üstüne. Onlar bu yönetim işlerini kendilerine değil, yönetilenlere yararlı olmak için ve bir ücret karşılığı yapmazlar mı?
Bir bakıma, iyilik dediğimiz şey kötülüğe yaklaşma konusunda şiddetle burun kıvırırken, kötülük daha cesur davranıp (belki de korkup) ona yaklaşmayı göze alabiliyor... Sonra da, baştan beri kötülük etmekte keçi gibi direten, hatta bundan gizli gizli zevk alıp arada bir iştahla yalanan yamuk suratlı adamların hiç değişmez zannedilen karakterleri, kimi zaman önemsiz bir olayın, kimi zaman kendini açığa vuran bir gizin, kimi zaman da kimin ağzından çıkacağı belli olmayan bir çift tatlı sözün gücüyle, zırt diye değişiveriyor. Sonuçta, hayatın her milimetrekaresini iyilikte doldurmayı planlayan senaristin gül hatrı için, onlar da iyilerin safına katılıyorlar yani, onlar da kanatsız birer meleğe dönüşüyorlar ve artık ortalıkta kötü adam kalmayınca, film mecburen bitiyor...
...görsel duyunun öteki duyuların etkileşiminden gittikçe ayrılması, deneyimimizin büyük bölümünün bilinçten çıkarılmasına ve sonuçta bilinçdışının aşırı büyümesine yol açar.