Ama şükürler olsun ki bu vatanın gerçek sahipleri "Ateş düştüğü yeri yakar." bencilliğine inat "Ateş nereye düşerse düşsün, beni yakar." alicenaplığına kulak kesiliyorlardı.
... İsrail askerlerinin Filistinli müslümanlara yaptığı işkenceyi, kendi memleketinde kendi halkına yapan bir güvenlik görevlisi, evine gidip acaba nasıl çocuklarına sarılır, nasıl yatağına uzanıp hiç bir şey olmamış gibi, orada bağırttığı insanların sesleri kulaklarında çınlamadan, görüntüleri gözünün önüne gelmeden normal bir insanmış gibi yatıp uyuyabilirdi? Bunu yapan kimselerin insan olarak anılması, ontolojik bir gerçekliğe işaret etmek içindir. Yoksa onların insanlıkla alakalarının kalmadığı çok aşikardı.
Düşünüyorduk ki, toprağa elli tane incir tohumu atsak, kırk dokuzu çürürse, bir tanesi çimlenip ağaç olsa ve meyveye dursa, zarar ettik denilebilir mi?