demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak her şey çok daha kolay olurdu. mutluluğun doğasında acının da olduğunu, biri olmadan öbürünün de olamayacağını. tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda.
ama belki de bütün hayatlar böyleydi. görünüşte en yoğun ve yaşamaya değer hayatları yaşayanlar bile en nihayetinde kendilerini böyle hissediyorlardı belki. dönümler boyu hayal kırıklığı, tekdüzelik, acı ve rekabetin içinde tek tük birkaç mucize ve güzellik vardı.
belki de halim yoktu. belki hiçbir hayatımda halim yoktu. yani, belki de ben böyle biriyimdir. bir denizyıldızı bütün hayatlarda denizyıldızıdır. denizyıldızının uzay mühendisi olduğu bir hayat yoktur. belki benim de hiçbir hayatımda bir şey yapacak halim yoktur.
tesadüf seni önüme çıkarmasaydı gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin. bunu sonuna kadar götüremediysen kabahat senin değil.