Öncelikle kitap çıtır çerezdi yoran, karmaşık bir kurgusu yoktu ve oldukça tatlıydı. Okurken keyif aldım. Uzun zamandır pek kitap okumuyordum, bu yüzden benim için yıl adına güzel bir başlangıç oldu. İlişkilerini sonlara doğru okuyoruz. Başlardaki evlilik meselesi ve şahitlik kısmın da, şahitlerin bu durumu hiç sorgulamadan direkt kabullenmesini garipsedim. Kitapta Meltem, Rüzgar’a aşık ancak Rüzgar bu duygunun sadece bir çocukluk aşkı olduğunu düşünüyor. Meltem’in hislerinin, onunla yaşadığı anılar ve geçmişe duyduğu özlemden ibaret, geçici bir durum olduğuna inanıyor. Bu yüzden de Meltem’den uzak durmayı tercih ediyor. Bu tavrı beni üzdü ama kendi içinde haklı sebepleri olduğunu da kabul ediyorum. Bu nedenle aralarına net sınırlar koyarlar. Rüzgar, sevilmeyi ve sevmeyi tatmamış bir adam ve bu yüzden Meltem’in sevgisine nasıl karşılık vereceğini bilemiyor. Adım atma konusunda ki çekinceleri sinir bozucuydu. Meltem ise bunun farkında olarak ona yaklaşıyor. Rüzgar’ın “sınırlar” demesine rağmen Meltem’in küçük dokunuşlarla onun kalbine ulaşmaya çalışması ve onu cesaretlendirmesi çok hoştu. Meltem’in cesareti sayesinde Rüzgar da yavaş yavaş bu konuda açılmaya başladı. Birlikte attıkları adımlar çok tatlı ve anlamlıydı. Rüzgar’ın zaman zaman uzak durmasına rağmen Meltem’in sabrını tebrik ediyorum.Rüzgar ve Meltem sevdiğim karakterler oldu. Emir’in hikâyede üçüncü kişi olmaması iyi oldu. Can ve Buse ile daha çok sahne isterdim. Sonda ki kısmı beklemiyordum. Genel olarak tatlı, akıcı ve yormayan bir romantik hikaye arayanlara rahatlıkla öneririm.
Kutlu OlsunAyça T. K. · Pukka Yayınları · 0801 okunma