Geri Bildirim
  • 1. İnce Memed -Yaşar Kemal
    2. Tutunamayanlar, Oğuz Atay
    3. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
    4. Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar
    5. Kara Kitap, Orhan Pamuk
    6. Bereketli Topraklar Üzerinde, Orhan Kemal
    7. Aylak Adam, Yusuf Atılgan
    8. Aşk-ı Memnu, Halit Ziya Uşaklıgil
    9. Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk
    10. Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar
    Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin
    Yaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu
    Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
    Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu
    Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
    Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay
    Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin
    Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
    Devlet Ana, Kemal Tahir
    Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali
    Hakkari’de Bir Mevsim, Ferit Edgü
    Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
    Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal
    Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil
    Kıskanmak, Nahid Sırrı Örik
    Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk
    Eylül, Mehmet Rauf
    Gece, Bilge Karasu
    Fahim Bey ve Biz Abdülhak Şinasi Hisar
    47’liler, Füruzan
    Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
    Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yaşar Kemal
    Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir
    Murtaza, Orhan Kemal
    Yer Demir Gök Bakır, Yaşar Kemal
    Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil
    Ağır Roman, Metin Kaçan
    Orta Direk – Yaşar Kemal,
    Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana – Yaşar Kemal
    İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali
    Yalnızız – Peyami Safa
    Bin Hüzünlü Haz – Hasan Ali Toptaş,
    Son Adım – Ayhan Geçgin,
    Yılanların Öcü – Fakir Baykurt
    Her Gece Bodrum – Selim İleri
    Sinekli Bakkal – Halide Edib Adıvar
    Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik
    Serenad – Zülfü Livaneli
    Tol – Murat Uyurkulak
    Ayaşlı ve Kiracıları – Memduh Şevket Esendal
    Müşâhedat – Ahmet Midhat Efendi
    Kinyas ile Kayra – Hakan Günday
    Berci Kristin Çöp Masalları – Latife TeKİN
    Kurt Kanunu – Kemal Tahir
    Denizin Çağırışı – Kemal Bilbaşar
    Kırık Hayatlar – Halit Ziya Uşaklıgil
    Medarı Maişet Motoru – Sait Faik Abasıyanık,
    Odalarda – Erdal Öz
    Yeşil Gece – Reşat Nuri Güntekin
    Bir Solgun Adam – Selçuk Baran
    Kurtlar Sofrası – Attilâ İlhan
    Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi – Ayfer Tunç
    Buzul Çağının Virüsü – Vüs’at O. Bener, 1984
    Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir
    Gurbet Kuşları – Orhan Kemal
    İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit
    Mel’un – Selim İleri
    Rahmet Yolları Kesti – Kemal Tahir
    Bir Kadının Penceresinden – Oktay Rifat
    Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı – Bilge Karasu,
    Heba – Hasan Ali Toptaş
    Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk
    Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim – Nâzım Hikmet
    Çamlıca’daki Eniştemiz – Abdülhak Şinasi Hisar
    Çocukluğun Soğuk Geceleri – Tezer Özlü
    Kayıp Aranıyor – Sait Faik Abasıyanık
    Kiralık Konak – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Eski Hastalık – Reşat Nuri Güntekin
    Mutluluk – Zülfü Livaneli
    Şimdiki Çocuklar Harika – Aziz Nesin, 1967
    Boğazkesen – Nedim Gürsel
    Karartma Geceleri – Rıfat Ilgaz
    Matmazel Noraliya’nın Koltuğu – Peyami Safa
    Sahnenin Dışındakiler – Ahmet Hamdi Tanpınar
    Yaralısın – Erdal Öz
    Yeşilçam Dedikleri Türkiye – Vedat Türkali
    Ankara – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem
    Ateş Gecesi – Reşat Nuri Güntekin
    Çılgın Gibi – Suat Derviş
    Göçmüş Kediler Bahçesi – Bilge Karasu, 1979
    Handan – Halide Edib Adıvar
    Mahur Beste – Ahmet Hamdi Tanpınar
    Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman
    Tütün Zamanı – Necati Cumalı
    Veda – Ayşe Kulin
    Viski – Çetin Altan, 1975
  • "Aman nedir o?" Karı güneşten geçiyordu. "İncecik entarisinin altında, şart olsun, hiçbir şey yok... Anadan çıplak bu rezil... E peki... Çıplaksa, bu göğüsler nasıl bir göğüsler? Kaç yaşında ki hiç farımamış? Can mı alacak gündüz ortasında? Polis yok mu yahu? Erkek milletine imdat eder sorumlu hiç yok mu?"
    Haraşo Hanım karşıya oturmuş, ayak ayak üstüne atıp her yanını, oyluklarına kadar ortaya sermişti. "Hayır dayanmak mümkün değildir ve de bu durumda dayanmamak da hiç mümkün değildir arkadaş!"
  • "Aman efendim... Durmaya gelmez, duracak zamanlarda değiliz. Çağıralım gelsin... Namussuzum şıp, kaptırırız birine... Kıyamete kadar yanarız."
    "Oğlum Camgöz Halil, sen beni birine mi benzettin?"
    "Dur ki tosun abicim... Yahu benim aklım dağılmış... Bu demincek nerden çıktı, bil bakalım, Resmen şehir hamamından çıktı, şerefsizim! Bizimkinden, söylemesi ayıp, hamam takımları istediydi biraz önce... Keselenmiş temizlenmiştir ki, yeme de yanında yat... Şuna bak şuna! Gözleri süzülmüş... Neden süzülmüş? Kokocudur da ondan süzülmüş... Kokocu karı kendin bilmez değilsin ya, beyim, kızgınlıkta on karıya bedeldir. Ayrıca bizimki hamam tavında.
  • Bir an daldı, tatlı bir şey hatırlamış gibi gülümsedi, sonra, içinden geçirdiklerini karşısındakinin sezmesinden korkmuş gibi boynunu büktü. "Vay canına! Geç kalmışız, tadına bakmış bunun Ziya Hurşit namerdi." Birden canı sıkıldı... Karıcı değildi Ziya Hurşit, ama bu Naciye belli ki hovardanın domuzu. "Canı çektiyse, İsmail'i bir yere salıp çullanmıştır bizimkine... Çullanırsa, evet, Yusuf Peygamber dayanamaz bunun baskısına..."
  • Abdülkerim, Paşa Çiftliği'nin harman yerinde, kocaman sakız ağacının gölgesindeki saman yığınına yüzükoyun uzanmıştı. Ağzındaki buğday sapını sağdan sola geçirerek, aşağıdaki kerpiç evin açık kapısına dikkatle bakıyordu. Yüzünde düşman gözetleyen, attığını vurur hırslı bir nöbetçi sertliği vardı. Bu sertlik, çatık kaşlarından, bir parmak uzamış kara sakalından, düşük bıyıklarından geliyordu.
  • Karı, kolunda büyücek bir sepetle çıktı. Sepet, tepeleme çamaşır dolu... Biraz ufak tefek ama belli ki sağlam... Güçlü... Koca sepeti kuş gibi uçuruyor. Çamaşırda bile kılığı, saçı başı düzgün... Göğüsleri dolgun-dik... Beli ince, kalçaları geniş-oynak... "Değerli karıda, göğüs uçları dışarıda, topuklar içeri olacak... Tamam... Hayriye karıda topuklar içeri..."

    Abdülkerim yutkundu. Karıyı iki gün önce, harmanda çalışanlara su getirdiği zaman görmüş, hemen adını, kimliğini öğrenmişti. Çiftlik hesabına kaçak kömür yakan Sinoplunun karısıydı. Uzaktan yakından hiçbir benzerlikleri bulunmadığı halde, Naciye'yi görür gibi olmuştu ilk bakışta... Belki de bu sebepten iki gecedir üst üste rüyasına giriyor, yeniyetmeler gibi şeytan aldatmasına uğruyordu.
  • Kemal Tahir eserleri, karakter diyalogları yoğun eserlerdir. Kurt Kanunu’nda da bu özellik devam ediyor. İzmir Suikastını konu eden romanın başa gelen karakterleri: Abdülkerim, Kara Kemal, Gurbet Hala, Emin Bey… İçlerinde yalnız Kara Kemal’in tarihte yaşamış bir kişi olduğunu biliyoruz, olay sürecindeki akıbeti de hüzünlü. Kara Kemal’in baskına uğradığı yeri İttihatçılık’tan arkadaşı diye tanıttığı Emin Bey’in evi olarak kurgulamış yazar. 1969’da yayınlanan böylesi bir eser için o yıllarda çok sınırlı bir kaynak söz konusudur ama yazar bize çok derinine olmasa da işin iç yüzü hakkında bir fikir sunuyor.

    Cumhuriyetin kuruluş yıllarında İttihatçılar ve Kemalistlerin hesaplaşacakları kaçınılmazdı. Bu hesaplaşma, 3 yıl sonra, 1926 tarihinde İzmir suikastiyle vücut buldu. İttihatçıların daha çok perde arkasında kalan ama çok etkili liderlerinden Kara Kemal ve gazeteci öldürmekle maruf komitacı Abdülkerim çerçevesinde dönen suikast girişimini konu alıyor.

    İttihat terakkiyi, İzmir süikasti günlerini, kurunun yanında yaşında yandığı, devran döndükten sonra eski idarecilerin kendini ve eski politikalarını sorguladığı, içerik yönünden tarih sevenlere oldukça hitap eden bir kitap. o yılların havasını biraz olsun solumak için de birebir.