Oysa akleden yanımızla bizler için hayat, başını da sonunu da sorguladığımız bir süreç olmalı. Evet rüyalar böyle değildir. Genelde kendimizi hiç bilmediğimiz bir atmosferde buluruz ama yine de önünü arkasını sorgulamayız, hemen adapte oluruz. Uyandığımızda da gayet normalmiş gibi anlatırız. Rüyada o kadar fazla ön kabuller vardır. Ama hayat, böyle bir yer değil.
Öylece geçip giden hayatımızı düşünürken "Acaba yapmak istediklerimi yapabildim mi? Yapmam gerekenleri kaçırıyor muyum?" diyerek sorgularız kendimizi. Çünkü vakit varken ve yapabilecekken yapmadığımız için kaçırdıklarımız, çok büyük bir pişmanlık sebebidir. Dolayısıyla hayat, hep akan yanıyla kaybettiğimiz bir zamandır esasında. Ve biz o zamanın içerisine deneyimlememiz gerekenleri yeterince eklediysek süreci doğru değerlendirdik, değilse fırsat elden kaçıyor demektir.