Siz hiç bir şehre aşık oldunuz mu? Onun sokaklarını, caddelerini, parklarını kendi eviniz ve insanlarını kendi kardeşiniz saydığınız oldu mu? Bağlandınız mı bir şehre bir sevgiliye bağlandığınızdan daha derin duygularla? Diyarbekirde sadece üniversite hayatım boyunca kalabildim ama taşı, toprağı, insanı, havası, suyu, kültürü ile Diyarbekir benim için bir sevgiliden ötedir.
Yazar kitabı "Diyarbekir'e olan borcunu biraz olsun ödeyebilme" duygusu ve sorumluluğu ile yazmış. Ben de Diyarbekir ile ilgili şuan bu incelemeye sığdıramayacağım duygularımı, düşüncelerimi, gözlemlerimi, orada yaşadığım zamanları ve ona olan aşkımı "borcumu ödeme, sorumluluğumu yerine getirme" amacıyla mutlaka bir gün kaleme almayı düşünüyorum, inşallah o sorumluluğun altından kalkabilirim ve içimdekilerin hepsini yazabilirim o gün.
Ben kısaca kitabı size tanıtayım şimdi.
Bir şehri memleket yapan unsurlar nelerdir, sorusuna en güzel cevaplardan biridir kitap. Kitapta Diyarbekir'in kendine özgü dili, gelenekleri, görenekleri, mitleri, efsaneleri, tarihi eserleri, kent yaşamı, el sanatları, yemekleri,surları, surlarındaki gizemleri, geçmişi ile şimdiki durumunun karşılaştırılması, üzerinde yaşamış uygarlıklar, uygarlıkların izleri, diğer kültürlerle etkileşimi ve daha pek çok konu en ince ayrıntısına kadar ele alınıyor. Ayrıca kitapta Diyarbekir lehçesinde kullanılan yüzlerce kelimenin Türkçe karşılığı ve Diyarbekir'e özgü deyimlerin yer aldığı bir sözlük kısmı da var.
Kitabı okumayı bitirdiğinizde Diyarbekir'in küçelerini (sokaklarını) bir baştan bir başa turlamış, insanları ile muhteşem sohbetler etmiş ve capcanlı derin tarihine-kültürüne en önden bir koltukta tanıklık etmiş gibi hissedeceksiniz. Diyarbekir bir türküdür, ezgisi kulaklardan hiç silinmeyen.
İlk basımı güneydoğu gazeteciler