Her türlü değerin itibarsızlaştırıldığı, bireyselliğin şekillendirdiği bencilliğin ve çıkar ilişkilerinin girdabı içinde huzur ve sekinetin kaybedildiği, sevginin maddi kaygı, özenti ve gösterişe hapsedilip buharlaştığı; popüler kültürün, lüks, tüketim ve güç tutkusunun tetiklediği dünyevileşme hastalığının hayatı çepeçevre kuşattığı modern zamanda, bu durumdan en çok etkilenen yapı hiç şüphesiz aile olmuştur. Bugünkü gelinen noktada, ailede Kur’an ve sünnetten neşet eden güzel ahlaktan mahrum kalan insanın; insan, tabiat, kâinat ve nihayetinde Rabbiyle ilişki ve iletişimde sorunlar yaşadığı, ahlak ve kültür erozyonuna maruz kaldığı, toplumsal olaylara duyarsızlaştığı, aile içi şiddetin, öfke ve nefretin öznesi olduğu her türlü izahtan varestedir.