İskender Pala, Soygun adlı romanıyla bizi bu kez 2. Mahmut döneminin atmosferine davet ediyor. Kitabın henüz ilk sayfasında sevgili Tarık Tufan ismini görmek, benim için esere karşı ayrı bir sempati ve sıcaklık yarattı.
Hikaye, adından da anlaşılacağı üzere büyük bir hırsızlık olayı etrafında şekilleniyor. Okurken kendime sormadan edemedim: -Acaba bu roman için La Casa de Papel’in Osmanlı versiyonu diyebilir miyiz?
Ancak Soygun, sadece sürükleyici bir olay örgüsünden ibaret değil. Yazar, kurgunun arkasına dönemin siyasi ve toplumsal yapısını, tarihi gelişmeleri öyle güzel işlemiş ki... Adeta -Sadece bir kurgu okumayın, o dönemin ruhunu ve tarihini de hissedin der gibi.
Tarihi kurgu türünü seven biri olarak,okumaktan büyük keyif aldım. Tarihin tozlu sayfalarında heyecan dolu bir yolculuğa çıkmak isteyenlere kesinlikle tavsiyemdir.