"Tecelligâhsız tecelli mi olur ? Mazharsız zuhur, cevapsız aşk, leylasız mecnun ? Ya hicransız vuslat ? Buraksız miraç ?
İkilik olmadan aşk telaffuz edilebilir mi ?
Asla!
Aşk zaten birliğe, birlemeye aşktır. Vuslata. Önce ikilik, önce hicran ve firak. Önce zevâl.
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim ?" ( elestu bi-rabbikum)
İşte hicranın delili. Bir ben var burda, bir de sen. Bir tarafta O, bir tarafta sen."
Muhammed Bahaüddin Nakşibend ks buyururlar ki:
Halk der ki "bizim tarîkımızda riyazat yoktur" Bundan büyük riyazat mı olur ki ? Hatırı cemî mâsivâdan kesip, nisbet-i huzur-u maallah'ı hıfz ede...
Muhterem Üstaz "İstikâmet farz-ı daim" buyururlardı. Diğer ibadetlerin muayyen zamanları olur. Fakat istikametten bir an ayrılındı mı, insan hem dinini hem ihlas üzere işlediği amellerini, hem iz'ânını hem irfanını kaybeder. Allah Teâlâ muhafaza eylesin.