Mimarlık ve Felsefe

Dücane Cündioğlu
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
153
Basım Tarihi:
2012
Yayınevi:
Kapı Yayınları
ISBN:
9786054683576
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bana “eşyaya güzelce bakmayı” öğreten kitap
Puan vermedi·153 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2022 13:48
Yazarın okuduğum ilk kitabı; dili kısmen ağır ve birçok farklı dilden alıntılar ve kelimeler olsa da okuması zevkli, merak uyandıran ve en önemlisi her bölümde farklı bir konuyu sorgulatan bir yapısı var. Çok fazla not aldım, altını çizdiğim ve tekrardan araştırmak için ayırdığım çok isim ve kavram oldu. Kısaca başlangıcından sonuna kadar bana çok şey kattı. Mimarlık ve Felsefe alanlarından herhangi biriyle ilgilenenlerin kesinlikle okuması gerektiğini düşünüyorum. Aslında doğrudan bu alanlarla ilgilenilmese bile “güzeli anlamak” ve “bir şeye güzelce bakmak” isteyenler, daha doğrusu her gün deneyimlediğimiz dünyaya farklı gözlerle bakmak niyetinde olanlar okuyabilir.
Felsefe
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
8/10
·153 syf.·
2018 5. kitabı
Dücane Cündioğlu.. Farklı söylemleri,entelektüel bakış açısı ve yalnızlığı sevmesi ile tanınan bir düşünür. Uzun zaman önce bir makalede aynen şu ifadeyi kullanmıştı; Günümüz insanının en büyük 3 problemi; Okumamak;Araştırmamak ve Düşünmemek… Ve bu şablon hala gözümün önünde bir şerit gibi hayatıma yön veriyor. Bir de Özellikle Kur’an’a Dair incelemeleriyle ilgili kitaplarını okuduğumda o kadar netlik kazandırmıştı ki meal ile ilgili karmaşık kavramlarıma, işte o günden itibaren takdire şayan bir şahsiyet olduğunu düşünmeye başladım. Kitabına gelince; Mimarlık ve sanat üzerine kurulu ve bu doğrultuda kaleme alınmış bir eser..Osmanlı mimarisinden tutun Avrupa mimarisine kadar yazarımız detayları ile ilgili açıklamalarda bulunmuş.Günümüz mimarisinin geçmişte en güzel şekilde inşa edilen eserlerle alakadar olmadığını, şimdiki eserlerin sanatsal özelliklerinden ziyade sadece görselliğe hitap ettiğini ve eski sanat eserlerimizin de bu görsellik adına nasıl mahvedildiğini kendine özgü anlatımıyla çok güzel bir şekilde açıklamış.Bu doğrultuda şu an en çok merak ettiğim yer; Üsküdar Kuşkonmaz Camii.Yazarımızın bu kapsamda örnek verdiği tek tarihi eser. Tabii mimarlık üzerine fazla bir bilgim olmadığı için kavramları anlamakta zorlanmam eksi yönler ve kitap biraz ağır. Sonuç olarak ne olursa olsun Üstad düşünmenin hakkını yine vermiş. Keyifli okumalar…
Felsefe
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
7/10
·153 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Günümüz mimarlık ve dini yapılar üzerinden güzel çıkarım ve eleştirileri olan bir kitap. Dili ve anlatım tarzı en azından benim yavaş ilerlememe sebeb oldu diyebilirim. Ama güzel :)
Felsefe
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
Tavsiye ederim..
10/10
·153 syf.·
2020 26. kitabı
Mimarlık vb. disiplinlerden mesleği olan veya bu alanlara ilgi duyan herkesin keyifle okuyacağına inanıyorum. Çevrenizdeki yapıları anlamlandırmak, belki de iyi bir yorum dili kazanmak için faydalı bir kitap bence. Tabiki de bu söylediklerimden çok daha fazlasını ancak okuyarak deneyimleyebileceğinizi belirtmek isterim. Bununla birlikte yer yer arapça kelimeler, tabiri caizse cümleler arasına serpiştirilmiş olup, bu da okumada bir ağırlıkla birlikte anlamlı bir bütünlük oluşturduğunu söyleyebilirim. Ayrıca çoğu konuda Cündioğlu'na katılmamak elde değil. Bir felsefecinin, düşünürün kaleminden mimarlığı okumak, anlamak, yorumlamak çok keyifliydi. Ben çok keyifle okudum. Tavsiye ederim.
1000Kitap
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
Eleştiriye Açık-Düşünce İstemi
7/10
·153 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 01:11
Mimarlık ve Felsefe, Dücane Cündioğlu'nun kaleme aldığı bu eser, farklı bir pencere sunuyor. Bildiklerim üzerine tartışma yapmamı sağlayan bir dil ve üslup ile karşılaştım. Ki onun da tam olarak istediğinin en azından kendimce bu olduğunu düşündüm. Ey talib, düşün diyor. Estetiği, kaygıyı, gözle görünen ve aradığını düşün. Bu zamana kadar bildiklerini unutmadan üstüne ekleyerek benim dile getirdiklerimi de düşün diyor. Dile getirilmeyen konulara, araştırılmayan tartışılmayan konulara değiniyor belki de. Kitaba başlarken kafamda kurduğum taslak bir senaryo vardı, mesleki açıdan okuyacağımı düşündüğüm. Ancak pek çok kesime hitap eden bir akış var. Halkın düşünmesi, akletmesi gereken hususlar içeriyor. Eleştirel yanları da yok değil ancak onun eleştirdiği kişi ve olaylar kadar, kendinin de eleştirileceğinin bilincinde kaleme aldığı yazıtı olumlu yanlarını hissederek tamamladım.
Dücane Cündioğlu
Dücane Cündioğlu
Mimarlık Felsefe
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
9/10
·153 syf.··
2021 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 12:56
"İstemiyormuş gibi göründüklerine düşkünlüğü, tam da ortadan yarılmasının en temel nedeni". Hesaplaşmadan kaçınmasının da. Bu mütereddid, bu endişeli, bu ikircikli hal Türkiye'nin gerçekte en büyük avantajı. Berzahta olmak onun yazgısı çünkü. Arafta kalmak. Bu nedenle doğu ile batı, geçmiş ile şimdi, din ile dünya, akıl ile kalb, kuram ile eylem arasında çırpınmak zorunda olmayı bir zaaf olarak görmemeli. İkisinden birini tercih etme, tatmin olma, huzura kavuşma kolaycılığına kapılmak yerine Türkiye bu kendine özgü çelişkilerin içerisinden dünyaya bakabilme ayrıcalığını hakkını vermeli. Diyalektiğin hakkını."
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
Mimarlık ve Felsefe - Dücane Cündioğlu
10/10
·153 syf.··
2023 28. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2023 23:21
Muhteşem bir felsefi-deneme. Benim dört hocam var: Dücane Cündioğlu hoca, İhsan Fazlıoğlu hoca, Cemil Meriç hoca, Turgut Cansever hoca. Bunların üsluplarından (seziş, algılayış biçimlerinden) hikmet'i sezer gibi oluyorum. Bunları okurken kavramsal-ayrımları (nüansları) görüyorum, bilgeleştiğimi hissediyorum, tuhaf bir duygu. Puan olarak, 10/10 veriyorum. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
Puan vermedi·153 syf.··
2021 25. kitabı
Dücane Cündioglu hocanın muhteşem üçlemesinin bir diğeri olan bu kitap. Şaşırtıcı derecede mimarinin aslında bir felsefe bakış açısıyla yorumlanmasını ve sosyal hayata nasıl etki ettiğini gösteriyor. Ayni zamanda mabed mimarisinin de toplum siyasetleri üzerinde naisl bir etki bıraktığını anlatıyor. İlgi çekici yönleri olduğu inkar edilemez. Felsefe severlerin ve mimarların okuması gerekir.
Felsefe
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
9/10
·153 syf.··
2019 1. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2019 21:30
Mimarlık ve felsefe insanı düsünmeye ve üzülmeye sevk ediyor. Gecmis ve gelecek arasinda ki baglantıyı yazar çok net bir dille anlatmış. Günümuze ışık tutması gereken bilgilerle geçmişi tahlil etmiş. Mimaride yapılan hataları ve yapılmaya devam edilenleri anlatirken işin daha derin kültür boyutuna girmiş.Her kitabinda oldugu gibi bu kitabinda da insanı yoğun düşüncelerle başbaşa bırakıyor.
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma
9/10
·153 syf.··
2019 3. kitabı
Çokça bilgi edindiğim ve çokça altını çizdiğim cümlelerin yer aldığı bir kitaptı. Müslüman mabedinin yıllar içinde değişimi ve dönemin getirdiği psikolojinin mimariye etkisi incelenerek görsellerle de destekleniyor. Gelenekteki çözülme ve müsebbibi olan zihniyete dair haklı eleştiriler de var.
Mimarlık ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012341 okunma

Yazar Hakkında

Dücane CündioğluYazar · 37 kitap
Dücane Cündioğlu, Türk felsefeci ve yazardır. 1962 yılında İstanbul, Üsküdar'da doğdu.12 Eylül Darbesi öncesinde, siyasi eylemleri nedeniyle 16 yaşında siyasi tutuklu olarak cezaevine girmiş ve yaklaşık dört yıl cezaevinde kalmıştır. İlk yazıları, Hergün gazetesinde Taş Medreseden Mektuplar adıyla yayımlandı. Arapça, İngilizce, Almanca, Fransızca, İbranice öğrendi. Öğrendiği tüm dillerde yoğun okumalar yaptı. 1980'den cezaevinde başladığı yazı hayatına, çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yayımlamak suretiyle devam etti. 1985 yılından itibaren yayıncılıkla meşgul oldu ve birçok yapıtın redaksiyon heyetinde yer aldı. Yeni Şafak gazetesinde on üç yıl boyunca sürdürdüğü köşe yazarlığını 5 Şubat 2011 tarihinde sonlandırdı. Büyükada'da inzivaya çekildi. 2 Nisan 1980’den itibaren yayımlamaya başladığı ilk yazıları kendisinin mantık, dilbilim, yorumbilim (hermeneutik) gibi disiplinler aracılığıyla kavramaya çalıştığı geleneksel dinî bilimler ve bu bilimlerin modern eleştirileri üzerinedir. Daha sonra yakın tarih bağlamında din ve bilim, din ve siyaset ilişkilerini ele alan incelemelerinin yanı sıra bazı monografiler yayımlamış, felsefe, teoloji, psikoloji, tasavvuf, tarih, edebiyat, çeviri, sanat, mimarlık, sinema gibi farklı alanlarda uzun yıllar içerisinde kaleme aldığı felsefi denemelerini de sonradan kitaplaştırarak yayımlamıştır. Felsefe, teoloji, psikoloji, tasavvuf, tarih, edebiyat, çeviri, sanat, mimarlık, sinema gibi farklı alanlarda uzun yıllar içerisinde kaleme aldığı felsefi denemelerini kitaplaştırarak okuyucularıyla paylaşmıştır.