Tenin Gözleri --- Juhani Pallasmaa
Mimarlıkla ve felsefe ile ilgili kitaplar okumaya başlayınca öğrencilik yıllarımı ne kadar özlediğimi fark ettim. Bütün sınıf atriumda oturmuş mekan, zaman, algılama gibi konular üzerine tartışmamız ve soyut dünya içinde somut ortama tasarımlar oluşturmamız...
Juhani Pallasmaa 1936 yılında Finlandiya'nın Hämeenlinna şehrinde doğmuştur. 1960 yılında Helsinki Üniversitesi'nde mimarlık bölümünden mezun olmuş ve lisansüstü eğitimini mimarlık teorisi, estetik ve psikoloji konularında derinlemesine ele alarak mimarlık pratiği ve düşüncesinde yenilikçi yaklaşımlar geliştirmiştir. Finlandiya Mimarlık Enstitüsü'nün başkanlığını yapmış olmasının yanı sıra kendi mimarlık ofisini de işletmiş, üniversitelerde ders de vermiştir.
Tenin Gözleri Yedi Duyu Mimarlığı başlığıyla yayımlanmış bir denemenin semineri sonrasında konusun beğenilmesi üzerine pekçok mimarlık okulunda mimarlık kuramı derslerinin zorunlu okuma parçası olmuştur. Bu eser, mimarlık ve duyusal deneyim üzerine derinlemesine bir bakış sunar. Juhani Pallasmaa mimarlığın sadece görsel değil, tüm duyularla deneyimlenmesi gerektiğini savunur. Kitap, mekanın ve çevrenin insanın bedenini, zihnini ve duygusal durumlarını nasıl etkilediğini araştırır.
İlkçağ felsefenin gözler üzerine durması ve dünyanın algılanışının gözler sayesinde olması nedeniyle diğer duyuların arka plana atılmasıyla günümüz tasarım ve sanat dünyasının nasıl değiştiğini ele alırken; mimarlığın artık ölmeye yüz tutmuş bir disiplin olmasından dert yanıyor. Bunun üzerine Pallasmaa, mimarlığı anlamanın ve tasarlamanın görsel algının ötesine geçmesi gerektiğini vurgular. Mimarinin duyusal bütünlüğü ve bedenle olan ilişkisi üzerinde durulur. Eğitimimiz boyunca ele alınan "bütünlük" kavramı mekanın ve kullanıcının deneyimini çok yönlü olmasını
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mimarlık ideal yaşamın fikir ve imgelerini yansıtır, maddileştirir ve ebedileştirir. Binalar ve şehirler gerçekliğin şekilsiz akışını düzene kavuşturmamızı, anlamamızı, anımsamamızı ve nihayetinde kendimizi tanımamızı ve anımsamamızı mümkün kılar. Mimarlık kalıcılığın ve değişimin diyalektiğini algılamamızı ve anlamamızı, kendimizi dünyada konumlandırmamızı ve kültürün ve zamanın sürekliliği içinde kendimizi yerleştirmemizi sağlar.
"Elmanın tadı ... meyvenin damakla temasındadır, meyvenin kendisinde değil; benzer biçimde ... şiir şiir ile okuyucunun buluşmasındadır, bir kitabın sayfalarına basılı simgelerde değil. Asıl olan estetik edimdir, heyecandır, her okumada oluşan neredeyse fiziksel duygudur."
Jorge Luis Borges
Mimar Wittgenstein --- Şenol Erdoğan
Ludwig Wittgenstein okumaya niyetlendikten sonra karşıma çıkan Mimar Wittgenstein kitabı ile başlamış oldum. Üniversite zamanı derslerimize şöyle bir göz atma şeklinde kısa mimarlık ve felsefe tartışmalarını yeniden yâd etmemi sağlamış oldu. Mimar Wittgenstein Wittgenstein’ın, özellikle de Viyana'daki "Wittgenstein Evi" projesindeki rolünü ele alır ve onun felsefesi ile mimarisi arasındaki bağlantıyı irdeleyip ortaya koymaya çalışmıştır.
Ludwig Wittgenstein ın hayatında mimarlık hakkında kısa anekdotlar anlatarak mimarlığa nasıl el attığını anlamamızı sağlamıştır. Dönemin Ünlü mimarlarından Adolf Loos un arkadaşı olması ve Loos'un öğrencisinin de yakın arkadaşı olarak Paul Engelmann'ın Kundmanngasse'yi tasarlayanlardan biridir #260355740 . İlerleyen sayfalarda görüyoruz ki Wittgenstein ın kesin olarak planlara el atmamış olabileceği inşanın başlayacağı dönemle biten plan üzerinden fikirler verdiği düşünülmüştür. #260356637 Bununla da yetinmeyip her küçük detay için pencere kapı kolları dahil özel çalışmalar yapıp, ustalarla milimlik hata yapmadan çalışmayı zorlayan biri olarak katı bir kişiliğini görüyoruz. #260356545 Kundmanngasse tasarımına yardım etmeden önce okuldan atılma sebepleri de Wittgenstein karakteri hakkında bize bilgiler sunuyor. #260355757
Felsefe ve Mimarlık hakkındaki bağlantıya gelecek olursak sadece kitaptan değil üniversite yıllarında aldığım eğitimle beraber harmanlamaya çalışacağım. İlk senemde Sayın Yusuf Kenan Güvenç (kısaca KG dememizi isterdi) hocamızı anlamak için onun dersinden önce 2 saat resmi olmayan bir felsefe dersi alırdık... Tabii bu sadece illegal kısmı ... Bütün mimarlık eğitimi boyunca çalışılacak tasarıdan oluşturulacak