İhsan Bilgin

İhsan Bilgin

Yazar
8.5/10
22 Kişi
·
56
Okunma
·
2
Beğeni
·
436
Gösterim
Adı:
İhsan Bilgin
Unvan:
Yazar,akademisyen
Doğum:
Kastamonu, 1953
(Prof. Dr.) mimarlık eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra 1982-2004 yılları arasında Yıldız Teknik Üni-versitesi Mimarlık Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Akademik çalışmalarını 2004’ten beri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sürdürüyor. Modern dönem konut, yerleşme ve imar tarihleri ile modern mimarlık kültürü üzerine çalışıyor. Monografi niteliğinde çok sayıda mimar ve bina okuması ile eleştirisi bulunmaktadır. 2004’te İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programını kuran grubun içinde yer aldı ve programın direk-törlüğünü üstlendi. Aynı üniversitede Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı olarak da görev yapıyor. 1985’ten bu yana yapmış olduğu çok sayıda mimari projesi ve uygulanmış işi bulunmaktadır.
“Her seferinde birbirinden tamamen farklı işler yapabilmesini ilginçlik ve yenilik arayışına değil, konuyu yeni baştan problematize edebilme, izi sürülebilir senaryolar yazabilme ve bunları gerçekleştirebilme gücüne borçludur.”
Problemi de bu oldu zaten: Benzerliklerinden arındırılmış, mutlak farklılıklar üzerine kurulmuş bir dünya sonunda farkı tamamen silmeye meylediyordu. Herkes başka hiç kimseyi çağrıştırmadan sadece kendi adıyla (imgesiyle, sözüyle, sloganıyla, sadece kendine malolmuş herhangi bir özelliğiyle) hatırlanmak isteyince, kimse hatırlanmıyordu.
İhsan Bilgin
Sayfa 39 - Metis Yayınları
Dizginlerinden kopmuş bir nominalleşme eğilimiydi bu: Özneler ve şeyler ancak kendi adlarıyla, demek ki başka hiç kimseyle paylaşmadıkları, kimsenin ve hiçbir şeyin sahip olmadığı özellikleriyle, kimlikleriyle (markalarıyla) anılırlarsa gündeme çıkabiliyor, dolaşıma girebiliyorlardı.
İhsan Bilgin
Sayfa 38 - Metis Yayınları
“Geçmiş, hafıza”, “popüler kültür” ve “gündelik hayat pragmatizmi” kendilerini görmezden gelen aklın ve rasyonalitenin zaaflarını görünür kılan araçlar olarak değil, hareketi ve imge üretimini kışkırtan, maddeyi buharlaştıran kaynaklar olarak görülmeye başladılar.
... fark yaratıcı bir tutum ile işe başlamak yetmiyor, tutumlar önce ardlarındaki ağırlıklardan kurtulup stillere dönüşmeye zorlanıyor; o da yetmiyor, ikon üretiminin başlıca kriteri olan farkın sürekliliğini gözetmek için devamlı yenilenmek gerekiyordu. Ya da yenilenme izlenimi yaratmak.
Peki, değişme ille de modern jargonla “gelişme” veya “ilerleme”
ya da postmodern jargonla up-date veya up-grade anlamına gelmek zorunda mıdır?
Kaçırılan daha başka şeyler de olamaz mı bu aralıklarda?
İhsan Bilgin
Sayfa 29 - Metis Yayınları - 3.Baskı - İstanbul / Şubat 2019
Evet, büyük gürültülerle peşine düşülmüş olan farkın, istisnanın olağandışının hiç de imkansız olmadığını kanıtlıyor Peter Zumthor her seferinde. Ama bir şerhi de var: o dünyanın dikkat dağıtıcı koşullarına yeterli mesafenin konması şart. O yüzden bir münzevi değil; kapalı kapıları açabilmek için kapatıyor açık kapıları. Kapattığı dünyanın kendisi değil; doğal, zihinsel,tinsel ve pisişik enerjileri harekete geçirebilmek için onların önünü kesen koşulların dünyasını dışlıyor sadece.
Post endüstriyel/post modern dünyanın en önemli özelliği " fark yaratmak"tı. Endüstri ve Modern tipik olanın, çoğaltmanın peşinde oldukları için eleştiriliyor, "atipik"in ve "çeşitlilik"in peşine düşerek ayrışmaya çalışılıyordu. Bitip tükenmek bilmeyen bir yenilik ve fark arayışı gündemde tutuluyordu hep. "Kimlik", "marka" gibi sözcüklerin bir yandan kişilerden kurumlara, hatta toplumlara, öte yandan da nesnelerden binalara, hatta şehirlere kadar herkese ve her şeye yapışmasi tesadüf değildi.
120 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Peter Zumthor mimarlığından bahseden ve bazı yapılarının incelendiği bir deneme, Zumthor şüphesiz çağın en özgün, özenli mimarlarından biri ancak İhsan Bilgin'in bazı yerlerde onu çok yücelttiğini düşünüyorum. Mimar olmayanlar veya mimarlıkla ilgilenmeyenler içinse yapıya, insana nasıl farklı bir gözle/alakayla yaklaşıldığının görülmesini sağlayabilir.
120 syf.
·4 günde·10/10
Mimarlık ucu hayata değen bir meslek gibi klişe bir cümle kurabiliriz. Ama şu var ki değdiği hayat çok katmanlı ve bir mimarın proje kurgusunu yaparken dikkat etmesi gereken çok fazla şey bulunuyor. Ayrıca kendi sözünü söyleme çabası içinde olan her mimarın düşebileceği bazı handikaplar var: özel olayım derken herkesin sıradanlaşmaya başlaması. Peter Zumthor ise modernlik-postmodernlik gibi konuları kendi süzgecinden geçiren, ofisi beslendiği yer olan bir köyde yer alan, dokuları-sesleri de konseptinin bir parçası haline getiren ‘ne münzevi ne star’ diyebileceğimiz bir mimar. İhsan Bilgin de harika bilgi dünyasıyla birlikte bu mimarı yapıları üzerinden yorumluyor. Kitabı okurken bir anda Peter Zumthor yapılarında seyahata çıkıyorsunuz. Therme Vals’te damlayan su sesi kulağınıza geliyor aniden. Kitabın sayfa sayısı az belki ama mimarlıkla yolu kesişmiş herkes bu kitabı okumalı. İnanın ki kitabı okuduktan sonra mimarlığın günümüzdeki klişelerden çok daha farklı bir şey olduğunu anlayacaksınız. Ben bir mimarlık öğrencisi olarak ilham alarak okudum ve bir mimar olduğumda da baş ucu kitaplarımdan biri olacağına eminim.
264 syf.
·Beğendi·9/10
Mario Levi'nin eksik olduğu bir kadro tarafından hazırlanan kitap. Kentsel dönüşümün sosyolojik ve biraz da felsefi bir yaklaşımla incelendiği, bolca eleştirildiği, sıkıcı ama okunması gereken bir eser. Okullarda okutulsa keşke.

Yazarın biyografisi

Adı:
İhsan Bilgin
Unvan:
Yazar,akademisyen
Doğum:
Kastamonu, 1953
(Prof. Dr.) mimarlık eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra 1982-2004 yılları arasında Yıldız Teknik Üni-versitesi Mimarlık Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Akademik çalışmalarını 2004’ten beri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sürdürüyor. Modern dönem konut, yerleşme ve imar tarihleri ile modern mimarlık kültürü üzerine çalışıyor. Monografi niteliğinde çok sayıda mimar ve bina okuması ile eleştirisi bulunmaktadır. 2004’te İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programını kuran grubun içinde yer aldı ve programın direk-törlüğünü üstlendi. Aynı üniversitede Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı olarak da görev yapıyor. 1985’ten bu yana yapmış olduğu çok sayıda mimari projesi ve uygulanmış işi bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 56 okur okudu.
  • 74 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.