Sanat tarihine baktığımızda "dahi" dediğimiz isimlerin aslında çok tuhaf takıntıları olduğunu görüyoruz.
Balzac’tan Dali’ye kadar, büyük eserlerin arkasında yatan ilginç ritüellerden bazılarını derledim.
Honoré de Balzac, yazabilmek için günde 50 fincana yakın kahve içiyordu.
Zamanla bu miktar yetmeyince kahve çekirdeklerini çiğnemeye başlamış. "İnsanlık Komedyası" gibi dev bir eseri ancak bu yüksek doz kafeinle, uykusuz kalarak yazabilmiş.Alman şair Schiller’in yöntemi ise biraz daha rahatsız edici. Çalışma odasının çekmecesinde her zaman çürük elmalar saklarmış.
Odayı kaplayan o ağır çürüme kokusu olmadan odaklanamadığını ve ilham alamadığını söylüyor. Goethe bunu öğrendiğinde şok olmuş.Salvador Dali, rüyalarındaki imgeleri yakalamak için elinde metal bir kaşıkla uykuya dalarmış.
Tam derin uykuya geçerken kaşık elinden düşüp ses çıkarınca uyanır ve o saniyelik rüya anını hemen tuvale aktarırmış.Victor Hugo ise dikkat dağınıklığını çözmek için radikal bir yol bulmuş.
Romanını bitirene kadar dışarı çıkmamak için tüm kıyafetlerini bir dolaba kilitleyip anahtarı yardımcısına vermiş. Mecburen evde kalıp "Notre Dame'ın Kamburu"nu tamamlamış.Beethoven’ın kahve çekirdeği sayması, Michelangelo’nun hijyen anlayışı ve daha fazlası...
Yaratıcılığın bu tuhaf tarafını podcastimizin yeni bölümünde detaylıca konuştuk.
Dinlemek isterseniz linki buraya bırakıyorum:
open.spotify.com/episode/55jbXHM...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çehov'un Silahı adlı podcastimizin bu yeni bölümünde, adını çokça duyduğumuz, coğrafyamızın dillere destan olan Şahmeran ve Lokman Hekim'in hikâyesini anlattık 🐍
İhanetin, sırların ve seslerin kapısını aralamak için dinleyin:
open.spotify.com/episode/0JHGTlx...