Sen dünyanın nefesinden çıkıp gittin geniş bir zindana, nefes şöyle dursun rüzgâr bile esmez burada.
Ah, git, bırak git aşina, kişisel ve emin olan her şeyi, bütün aşinalıklardan vazgeç, yürekli ol, yüz kulağın ne kadar zamandır uykuda.
Yalnız kal ve kendine, kimse için geçerli olmayan sözleri söyle, başka, yeni sözleri, dünyanın nefesinin sana bahşettikleri gibi. Bilindik adabı alıp dizinde parçala. İnsanlarla konuşacaksan eğer, bunlar bir daha asla görmeyeceğin insanlar olsun.
Dünyanın merkezini ara. Zamanı hiçe say, bırak gelecek denen şu aşağılık serabı, gitsin. Bir daha asla gök deme. Yıldızların olduğunu unut, fırlat at onları koltuk değnekleri gibi. Emniyetsizce yürü git tek başına.
Kâğıttan cümleler kesme artık. Kendi seline kapıl ya da sus. Aldatma ağaçlarını kesip devir, yalnızca kılık değiştirmiş eski emirlerdir onlar.
Teslim olma, dünyanın nefesi seni ne yakalayabilir ne taşıyabilir. Bir şey isteme, istemediğin sana verilmeyecektir.
Çıplak halde, solucanın acılarını hissedeceksin, Tanrı'nınkileri değil. Merhametin boşluklarından atla, bin fit derine.
Aşağıda, çok çok aşağıda eser dünyanın nefesi.