Edebiyata hayatın nobranlığı,kalabalığı karşısında ruhun bir savunma refleksiyle geliştirdiği disiplin de denebilir.Doğum ve ölüm arasında sürekli dışsal ve içsel taarruzlara maruz kalan insan,inceltilmiş ve belli bir saydamlığa erişmiş sözlerle kendini teselli etmek ister.