Herkes farklı biçimde gider
Ne oldu o gitti? Sonuç: Ölüden farkı olmayan bir insana dönüştüm Şimdi acılar bağrımı yaksada seni unutacağım Pembe yalanlarına kanmayacağım Seni kalbimden söküp
İnsan ancak dünyalığı gaye olmaktan çıkarıp tüm bunları dünyanın gelip geçici nimetleri olarak görüp verilene kanaat ettiğinde büyük zenginliğe kavuşur.
Kimseyi takmayan hali, başına buyruk oluşu, birbirlerinin sözünü kutsal söz gibi dinler görünen, kendi ahlaklarına tapınan bu ailenin,
özellikle Lamia Halasının onu dışlamalarına yol açmıştı.
Halit Ziya Uşaklıgil’in Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk roman kabul edilen Mai ve Siyah'ı, aslında sadece bir devrin değil, her devrin hayalleriyle gerçekleri arasında ezilen insanının
Kitabın başkahramanı olan Ahmet Cemil, geleceğe umutla ve "mavi" hayallerle bakan idealist, genç bir şairdir: Büyük bir eser yazacak, ünlenecek ve sevdiği kızla evlenecektir.
Ancak hayatın acımasız gerçekleri, onun bu saf dünyasını paramparça eder.Babasının ölümüyle evin geçiminin ona kalması,kız kardeşinin trajik ölümü, eserinin insafsızca eleştirilmesi ve karşılıklı sevdiğini zannedip acı bir şekilde bunun tek taraflı olduğu ayrımına vardığı aşkı Lamia'nın başkasıyla evlendirilmesiyle dibe vurur.
Büyük bir hayal kırıklığı içinde, yıllarca emek verdiği eserini kendi elleriyle yakar.Bu anı içinden bir parça koparak okuyor insan,içi cız ediyor insanın resmen...
Romanın sonunda, her şeyini kaybetmiş bir halde İstanbul’u terk ederken baktığı deniz, artık umudun mavisi değil, yenilginin "siyah"ıdır.
Mai ve Siyah, insan ne kadar parlak ve mavi hayaller kurarsa kursun, hayatın siyah gerçekleri karşısında uğrayabileceği o kaçınılmaz hayal kırıklığını anlatan, okuması keyifli bir kitap.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,7bin okunma